AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi ziyaret eden Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile bir araya geldi. Ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, Alman gazetecinin Ekrem İmamoğlu sorusuna, “Hangi makamda olursanız olun, eğer hukuku ayaklar altına alırsanız yargı devletinde yargı makamları ne gerekiyorsa onu yapmak zorundadır” yanıtını verdi. Merz ise, “Endişelerimi ifade ettim” dedi. Merz, “Hamas rehineleri daha erken bırakabilirdi ve silahları bırakabilirdi” ifadelerini kullandı. Erdoğan ise, “Hamas’ın elinde bombalar yok. Hamas’ın elinde nükleer silah yok. Ama bu silahların hepsi İsrail’in elinde mevcut” diye konuştu.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi ziyaret eden Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i resmi törenle karşıladı.
Merz’in makam aracını, Cumhurbaşkanlığı Sarayı önündeki caddede karşılayan süvariler, araca protokol kapısına kadar eşlik etti.
Erdoğan, Merz’i Saray’ın ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Merz’in tören alanındaki yerlerini almasının ardından, bando iki ülke milli marşlarını çaldı.



Erdoğan ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, iki ülke arasındaki heyetler arası görüşmeye başkanlık yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda baş başa görüşen Erdoğan ve Merz, daha sonra heyetler arası görüşmeye geçti.
Erdoğan’a görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da eşlik etti.



ORTAK BASIN TOPLANTISI
Erdoğan ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ortak basın toplantısı düzenledi.
Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik mesajı veren Erdoğan, “Türkiye’nin sergilediği kararlı iradenin, birlik nezdinde hak ettiği karşılığı görmesi durumunda çok kısa sürede ciddi mesafe alabiliriz” ifadelerini kullandı.
Görüşmeye ilişkin bilgi veren Erdoğan, “Görüşmemizde Almanya’da yaşayan Türk toplumunun ortak değerimiz ve zenginliğimiz olduğunu bir kez daha teyit ettik” diye konuştu.
Erdoğan, şöyle devam etti: “Avrupa’da artışı engellenemeyen, ırkçılığa varan yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığıyla mücadeleye atfettiğimiz ehemmiyeti vurguladım.”
“Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticaret ortağı” diyen Erdoğan, “50 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi yakın vadede 60 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Ukrayna-Rusya savaşına değinen Erdoğan, “Savaşın adil ve kalıcı şekilde çözümü için diplomatik çabaların sürdürülmesini önemli görüyoruz” diye konuştu.
MERZ: TÜRKİYE’Yİ AB’DE GÖRMEK İSTİYORUZ
Almanya Başbakanı Merz ise, “Türkiye bizi meşgul eden tüm dış politika ve güvenlik konularında çok önemli bir aktör” dedi.
Merz, “Güvenlik politikaları alanında daha yakın işbirliği içinde olacağız” ifadelerini kullandı.
Almanya Başbakanı Merz, “Türkiye’yi Avrupa Birliği’nde görmek istiyoruz” diye konuştu.
İMAMOĞLU SORUSUNA YANIT
Alman basınından bir gazetecinin, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile ilgili bir soruya yanıt veren Erdoğan, şunları söyledi:
“Kim hangi makamda olursa olsun, bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız. Hangi makamda olursanız olun, eğer hukuku ayaklar altına alırsanız, yargı devletinde yargı makamları ne gerekiyorsa onu yapmak zorundadır. Eğer yapmazlarsa bu defa yolsuzluk, hırsızlık, her tür yanlış, alır başını gider. Nitekim İstanbul’daki süreç böyle işlemiştir ve şu anda da bu süreci yargı, kendisine terettüp ettiği şekilde işletmektedir ve gereğini de yapmaktadır.”
Hakemlerin bahis skandalı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Örneğin son dönemde mesela bir hakemler olayı çıkmıştır ve bu hakemler olayında da yine futbol sahalarında neler oluyor ve bütün bunlar olurken eli kolu bağlı olarak herhalde bir devlet bunu takip edemez, ne gerekiyorsa yapması lazım. Ve şu anda da bu yapılmıştır ve vatandaş tribünlerdeki bu gelişmeyi görünce şimdi çok da mutlu olmaktadır. Neler oluyor neler demeye başlamıştır” diye konuştu.
Almanya Başbakanı Merz ise aynı soruya verdiği yanıtta şunları kaydetti: “AB’ye giden yol Kopenhag kriterlerine uyulmasından geçiyor. Türkiye’de verilen kararlar Kopenhag koşullarını yerine getirmiyor. Hukuk devleti, demokrasi konusunda Avrupa’da anladığımız şekilde… Diyaloğun sürdürülmesi gerekecek. Türkiye’nin önemli bir rol oynamasını istiyoruz. Böyle bir perspektif için komisyonun da raporları gerekiyor, bu sadece Almanya’nın değerlendirmesi değil tüm AB’nin değerlendirmesi. Bu diyaloğu sürdüreceğiz. Ayrıntılı bir şekilde görüştük, endişelerimi ifade ettim. Örneğin yargının bağımsızlığıyla bizim anlayışımızla bağdaşmayan konular olduğunu söyledim.”
HAMAS SORUSU
Almanya Başbakanı Merz, “İsrail kendini savunma hakkını kullandı ve tek bir kararla gereksiz kurbanların önü kesilebilirdi. Hamas rehineleri daha erken bırakabilirdi ve silahları bırakabilirdi; o zaman bu savaş hemen sona ererdi. Gazze’deki çocuklar, onların beni gerçekten çok üzen kaderleri Hamas’ın birer rehinesiydi. Umuyorum ki bu artık sona erer” açıklamasını yaptı.
Almanya Başbakanı Merz’in kendisinden önce yaptığı konuşmada İsrail’i destekleyen ifadelerine katılamadığını belirten Erdoğan, İsrail’in saldırıları nedeniyle aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların da olduğu 60 bine yakın kişinin öldüğünü söyledi.
“Hamas’ın elinde bombalar yok. Hamas’ın elinde nükleer silah yok” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Ama bu silahların hepsi İsrail’in elinde mevcut. İsrail, bu silahları kullanarak örneğin dün akşam yine bu bombalarla özellikle Gazze’yi vurmuştur. Bunları Almanya olarak sizler görmüyor musunuz? Almanya olarak bunları takip etmiyor musunuz? Bunlar, Gazze’yi vurmak suretiyle orayı açlıkla, soykırımla terbiye etmenin hep gayreti içerisinde olmuştur. Bu hala da devam etmektedir. Tehdit vardır. Gazze’ye yiyecek gönderilmesi noktasında örneğin Kızılay’ımız oraya gıda yardımı yapamamaktadır. Böyle bir durumla da karşı karşıyalar. Kızılhaç devamlı tehdit altındadır. Bu da var. Biz şu ana kadar 100 bin tonun üzerinde oraya gıda yardımı ulaştırmaya çalıştık ama yeterli değil. Buraya bu yardımların devamı şart. Bu konuyla ilgili olarak Almanya’nın gerek Kızılhaç’ı bizim de Kızılay’ımızı devreye sokmak suretiyle buradaki bu soykırımı, açlıkla terbiye edilme olayını sona erdirmemiz lazım. Bu bizim insani görevimizdir. İnanıyorum ki Almanya, Türkiye ve bölge ülkeleri bu konuda üzerimize düşen görevi yapmak suretiyle buradaki katliama son vermemiz gerekecektir.”




























