Ana Sayfa Güncel Uluçay: “Açiğin açiği bütçeyle politika hayata geçirilmez”

Uluçay: “Açiğin açiği bütçeyle politika hayata geçirilmez”

20
0

CTP milletvekili Teberrüken Uluçay, Meclis’te görüşülen 2026 bütçesini “açığın açığı bütçe” diye tanımladı; Türkiye kredilerindeki düşüş ve 6,5 milyar TL’lik faiz gideriyle birlikte bu tablonun Kıbrıs’ın kuzeyinde enflasyonla mücadeleyi, planlı kalkınmayı ve iç talebi güçlendirmeyi imkânsız hâle getirdiğini söyledi.

Meclis Genel Kurulu’nda 2026 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçesi’nin geneli üzerindeki görüşmelerde söz alan CTP milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Teberrüken Uluçay, bütçe rakamlarını hatırlatarak “açığın açığı” ile karşı karşıya kalındığını ifade etti. Uluçay, 2025 bütçesinde 18,2 milyar TL açık öngörülmesine rağmen yılın muhtemel kapanışının 9,5 milyar TL civarında olacağını anımsattı; 2026 için revize edilen 25,2 milyar TL’lik açık hedefinin ise benzer bir performansla yaklaşık 13 milyar TL düzeyinde gerçekleşme riskine işaret ettiğini söyledi. Bu tabloyu, “açığın açığı bütçesi” ifadesiyle niteleyen Uluçay, böyle bir çerçevede açıklanan hiçbir politikanın sahaya olumlu yansımayacağını savundu ve bu bütçeyle hedeflenen programların hayata geçirilmesinin mümkün görünmediğini vurguladı.

Uluçay, bütçenin gelir tarafına da dikkat çekti; Türkiye ile imzalanan ekonomik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde sağlanan kredilerin geçtiğimiz yıl 4 milyar TL iken, 2026 tasarısında 2,3 milyar TL’ye düştüğünü hatırlattı. Türkiye kredilerindeki bu gerileme ile birlikte öngörülen 6,5 milyar TL’lik faiz gideri birleştiğinde, 2026 yılının “borçla borcu çeviren”, yeni bir “açığın açığı” döngüsüne mahkûm bir bütçe anlamına geldiğini söyledi. Uluçay’a göre bu yapı, ne kamu maliyesini rahatlattı ne de Kıbrıslı Türkler için refah artışı sağlayacak alan açtı; tam tersine, 2027’ye çok daha ağır bir yük devreden bir mali çerçeve ortaya koydu.

ENFLASYON, GÜVEN KRİZİ VE “GERÇEKÇİ HEDEF” VURGUSU

Konuşmasında, hem Kıbrıs’ın kuzeyinde hem Türkiye’de enflasyonla mücadelenin belirleyici önemde olduğuna değinen Uluçay, Kasım ayı itibarıyla Türkiye’de 11 aylık enflasyonun yüzde 31,07, Kıbrıs’ın kuzeyinde ise yüzde 36,37 civarında seyrettiğini anımsattı. Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasıyla değil, maliye politikasıyla da desteklenmesi gerektiğini söyleyen Uluçay, bu noktada Türkiye’deki tartışmalara atıf yaptı ve ekonomist Mahfi Eğilmez’in analizlerinden bir bölümü Meclis kürsüsünden aktardı. Uluçay, “İnsanlar açıklanan enflasyon oranlarına inanmıyorlar ve dolayısıyla belirlenen faiz oranlarının kendilerine kazanç getireceğini düşünmüyorlar; bu yüzden talep fonksiyonları artan bir şekilde devam ediyor” değerlendirmesini örnek gösterdi ve açıklanan resmi rakamlara duyulan güvensizliğin talep tarafını düşürmediğini, dezenflasyon sürecini zorlaştırdığını söyledi.

Uluçay, aynı analizden hareketle, “Açıklanan enflasyon oranlarına olan inançsızlık geleceğe ilişkin enflasyon beklentilerinin kırılmasını engelliyor; kamu kesimindeki israf da insanların enflasyonun düşeceğine inanmamasına yol açıyor” tespitini paylaştı ve bu nedenle bir ülkede enflasyonla mücadelenin ancak gerçekçi hedefler konulduğu ve o hedeflere uygun politikalar tutarlı biçimde uygulandığı takdirde başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Türkiye’nin yakın zamanda yüzde 40’lara varan getirili tahvil ihracı yapmasını, piyasanın enflasyon beklentilerine dair uyarı olarak değerlendiren Uluçay, bu göstergelerin Kıbrıs’ın kuzeyinde de çok daha ihtiyatlı, gerçekçi ve planlı bir duruşu zorunlu kıldığını söyledi.

PLANLI EKONOMİ VE DÖRDÜNCÜ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI

Uluçay, Kıbrıs’ın kuzeyinde enflasyonla mücadele ve ekonomik toparlanma için planlı ekonomi yaklaşımının kaçınılmaz hâle geldiğini vurguladı. Maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi gerektiğini hatırlatan Uluçay, kapsamlı bir vergi reformu, kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele, kamu harcamalarında etkinlik ve verimlilik esasına dayalı yeniden yapılandırma ile yönetilen–yönlendirilen fiyatlarda enflasyon hedefiyle uyumlu adımların zorunlu olduğunu söyledi. Rekabet ortamının iyileştirilmesinin de hem fiyat oluşumunu hem de hanehalkının satın alma gücünü doğrudan etkileyen bir araç olduğunu belirten Uluçay, bu alanların hiçbirinde bütünlüklü bir program görmediğini ifade etti.

Bu çerçevede, Devlet Planlama Örgütü tarafından hazırlanan 2025–2029 Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planına da değinen Uluçay, planın büyük emekle ortaya konmasına rağmen Meclis’te halen görüşülmediğini hatırlattı. Uluçay, planın kusursuz olması gerekmediğini, eksiklerinin ve eleştiriye açık yanlarının tartışılarak giderilebileceğini belirtti; asıl sorunun bu çalışmanın Meclis’ten geçirilmemesinde ve ülke politikalarının hâlâ günübirlik kararlarla yürütülmesinde olduğunu söyledi. “Kuzey Kıbrıs’ın kısa ve orta vadeli geleceğini, hangi kaynakla neyi yapacağımızı planlamak zorundayız. Planlı ekonomi yapısına dönmek ve bu kalkınma planını somut olarak hayata geçirmek artık ertelenemez” diyen Uluçay, aksi hâlde bütçelerin her yıl daha fazla açığa, daha yüksek faize ve daha derin güvensizliğe mahkûm olacağını ifade etti.

ALIŞVERİŞİN GÜNEYE KAYMASI VE YEŞİL HAT İHRACATINDA GERİLEME

Uluçay, hanehalkının satın alma gücünü korumaya dönük araçlardan biri olan hayat pahalılığı ödeneğinin 2026’da da yılda iki kez uygulanmasının öngörüldüğünü anımsattı; ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Son bir–bir buçuk yılda alışverişin belirgin biçimde Kıbrıs’ın güneyine kaydığını, bu durumun hem iç talebi zayıflattığını hem de bütçenin gelir kalemleri üzerinde baskı yarattığını ifade etti. 2023’te Kıbrıs’ın kuzeyinde akaryakıt ithalatının birinci sırada yer aldığını, 2025 sonunda ise otomobil ithalatının ilk sıraya yükselmesinin beklendiğini hatırlatan Uluçay, bu değişimin tüketim desenindeki kırılmayı gösterdiğini belirtti.

Uluçay, Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden yapılan ihracatın da 2023’te 16 milyon avrodan 2024’te 10 milyon avroya gerilediğine dikkat çekti ve bu düşüşün nedenlerinin kapsamlı biçimde mercek altına alınması gerektiğini söyledi. “Biz 2023’te güneyden kuzeye alışverişi çekmeyi başaran bir avantaj yakaladık; bu hem bütçe gelirleri hem hanehalkı açısından önemli bir fırsattı. Şimdi bu fırsatı niye yeniden hedef almayalım?” diyen Uluçay, iç talebi artırmak ve güneyden kuzeye talep çekmek için planlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Bu noktada, 2026’da devreye girmesi öngörülen elektronik etiket sistemi ve otomasyon altyapısını hatırlatan Uluçay, belirli mal gruplarında raf fiyatlarının Kıbrıs’ın güneyi ile sistematik biçimde kıyaslanabileceğini, ithalat maliyetleri, vergi yükü ve kar marjlarının şeffaf biçimde analiz edilerek dönemsel indirim programları uygulanabileceğini söyledi. Böyle bir çalışmanın, hem hanehalkının satın alma gücünü destekleyen hem de güneyden kuzeye alışveriş akışını yeniden güçlendiren bir araç hâline gelebileceğini belirten Uluçay, sigorta primi desteklerinin de maliyetlere ve nihai fiyatlara yansıyacak biçimde yeniden kurgulanmasının önemine işaret etti.

ALMANYA ÖRNEĞİ: “UZUN VADELİ, HEDEF ODAKLI PLAN ŞART”

Konuşmasının son bölümünde Uluçay, Almanya’nın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara rağmen planlı ve hedef odaklı önlemler açıkladığını örnek gösterdi. Almanya’nın, 2026 Temmuz’undan 2028’e kadar uçak biletlerinde alınan vergiyi düşürmeyi ve böylece ulaştırma sektöründe yolcu kaybını önlemeyi planladığını; aynı dönemde sanayiye destek amaçlı saat başına 5 centlik enerji desteği öngördüğünü aktardı. Bu kararların şimdiden ilan edilerek iş dünyasına, tüketiciye ve yatırımcıya orta vadeli bir perspektif sunulduğunu vurgulayan Uluçay, gelişmiş bir ekonominin bile bu kadar net, takvimli ve hedefli programlar açıklarken, Kıbrıs’ın kuzeyinde hâlâ günübirlik, reaktif adımlarla ilerlenmesini eleştirdi.

“Gelişmiş bir ekonomiye sahip Almanya bile 2026–2028 dönemi için sektörel destekleri şimdiden planlıyorsa, gelişmekte olan Kıbrıs’ın kuzeyi çok daha fazla planlı öngörülere, programlara ihtiyaç duyar” diyen Uluçay, turizm, enerji ve sanayi alanlarında benzer bir orta vadeli perspektifin ortaya konmaması hâlinde 2026’nın ardından 2027’nin Meclis’te konuşulmasının çok daha zor olacağı uyarısında bulundu.

Uluçay, bütçenin hazırlanmasında emek veren bürokratlara ve Meclis çalışanlarına teşekkür ettikten sonra, rakamların anlattığı gerçeklerin görmezden gelinemeyeceğini belirtti ve “Bu bütçe bize, Kıbrıs’ın kuzeyinde daha planlı, daha programlı ve adil bir ekonomik düzen kurma ihtiyacını bir kez daha hatırlatmaktadır. Bugünkü hükümet de bu gerçeği artık görmezden gelemez” diyerek sözlerini tamamladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz