Ana Sayfa Güncel Barçın: “Yolsuzluklarin konuşulacaği yer tam da bu meclis”

Barçın: “Yolsuzluklarin konuşulacaği yer tam da bu meclis”

28
0

CTP milletvekili Devrim Barçın, yolsuzluk iddialarının Meclis’te konuşulamayacağı yönündeki çıkışlara sert tepki gösterdi. Barçın’ın İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’la karşı karşıya geldiği anlarda Genel Kurul’daki tansiyon yükseldi.

“LA FONTAİNE’DEN MASALLAR DİNLİYORUZ”

CTP milletvekili Devrim Barçın, Meclis Genel Kurulu’nda 2026 Mali Yılı bütçesinin geneli üzerindeki görüşmelerde söz alarak hükümetin bütçe savunmasını sert sözlerle eleştirdi. Barçın, konuşmasının başında, hükümet sıralarından yapılan sunuşları kastederek “Girişte bütçe görüşmelerinin geneline yönelik hükümet sıralarından La Fontaine’den masallar dinledik” ifadesini kullandı ve Maliye Bakanı Özdemir Berova başta olmak üzere hiçbir hükümet yetkilisinin, “ultra bütçe açığı” yaşanan bir dönemde somut rakam ortaya koymadığını söyledi.

Barçın, Berova’nın konuşmasında rekor düzeydeki bütçe açığını tek bir rakamla bile tarif etmediğini vurguladı. Bunu, “Tarihi bütçe açığı yaşadığımız bu günlerde rakam ifade etmeden bütçe açılış konuşması yapan tek hükümet mensubu ile karşı karşıyayız” sözleriyle eleştirdi ve bütçe savunmasının, veriye değil slogana dayanan bir siyasi metne dönüştüğünü belirtti.

“YOLSUZLUKLARIN KONUŞULACAĞI YER TAM DA BU MECLİS” GERGİNLİĞİ

Barçın’ın konuşmasının en hararetli bölümü, hükümetin yolsuzluk iddialarına yaklaşımına dair sözleri oldu. UBP Genel Başkanı Ünal Üstel’in, yolsuzluk iddialarının konuşma yerinin Meclis olmadığını söylediğini anımsatan Barçın, “Tam tersi, sayın milletvekilleri, değerli halkımız. O yolsuzluk iddialarının gerçekleşebilmesi için bugün yürütme koltuğunda oturanların imzası gerekip o işlemler yapılıyorsa, elbette biz ana muhalefet milletvekilleri bu kürsüden hesap sorarız” dedi.

Barçın, elinde usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına dair belgeler bulunduğunu, bu belgelerin altındaki imzalar yürütme mensuplarına aitse bunların hesabını Meclis kürsüsünden soracağını vurguladı. “Ben burada biri suçludur, biri suçsuzdur demedim ama benim elimde belgeler var. Bu yasama organının denetim görevi çerçevesinde soru sorma hakkımı, Ünal Bey ‘konuşma yeri burası değildir’ diyerek elimden alamaz” diyen Barçın, Meclis’in denetim fonksiyonuna vurgu yaptı.

Bu sözler üzerine İçişleri Bakanı Dursun Oğuz yerinden müdahale etti ve tansiyon yükseldi. Oğuz, “Yetkili birimler soruşturmayı yapıyor. Elinde belge varsa niye polise vermiyorsun? Polise ver, polise. Elinde belge var mı?” diyerek Barçın’a seslendi. Ardından da “Buraya çıkıp konuşup da kahramanlığa gerek yok, polise ver. Mahkeme kararı versin, kendinizi yargı yerine koymayın, mahkeme yerine koymayın!” sözleriyle sert çıktı.

Barçın ise, masumiyet karinesine saygı duyduğunu vurgulayarak, “Evet, masumiyet karinesi vardır, yargı önünde suçluluğu ispatlanıncaya kadar herkes masumdur. Ama bu demek değildir ki yolsuzluk iddialarıyla ilgili bu Cumhuriyet Meclisi’nde, bütçe görüşmelerinde milletvekilleri konuşamaz” dedi. Elindeki belgelerin yeri geldiğinde ilgili bakanlıkların bütçe görüşmelerinde ortaya konacağını belirten Barçın, “Benim konuşma özgürlüğümü hiç kimse kısıtlayamaz. İlgili bakanlıkların ve kurumların bütçeleri geldiğinde, tespit ettiğimiz usulsüzlükleri ve yolsuzlukları belgeleriyle tek tek konuşacağız. Nokta” ifadesini kullandı.

Tartışma boyunca Oğuz, Barçın’a defalarca “Elindeki belgeleri polise ver, halk adına rica ediyorum” diye seslenirken, Barçın da bunun bir “yargı dosyası” tartışması değil, bütçe ve kamu maliyesi üzerinden yürütülen siyasi denetim olduğunu vurguladı. Araya giren Meclis Başkanı, İçişleri Bakanı’na söz sırasını beklemesi uyarısında bulundu ve tartışma kısa süre sonra sona erdi.

“LİYAKATSİZ MALİYE YÖNETİMİYLE ÖNGÖRÜLER ÇÖKTÜ”

Konuşmasının devamında Barçın, Maliye Bakanı Berova’nın geçmiş bütçe konuşmalarını hatırlatarak hükümetin öngörülerini rakamlarla ele aldı. 2024 bütçesi için 31 Ekim 2023’te yapılan açıklamada, 6 milyar 780 milyon TL’lik bütçe açığının önemli bir bölümünün 2024 sonunda kapatılacağının söylendiğini belirten Barçın, “Gerçekleşen bütçe açığı 9 milyar 780 milyon TL oldu” dedi.

Barçın, 11 Aralık 2023’te Meclis tutanaklarına geçen bir başka konuşmaya da dikkat çekti. Buna göre Berova, orta vadeli bütçe planı çerçevesinde 2025’ten itibaren bütçe açığının kademeli olarak düşeceğini, 2026 sonunda ise denk bütçeye ulaşılmasının hedeflendiğini söylemişti. Barçın, bu sözleri hatırlattıktan sonra “Bugün 25 milyarı geçen bir bütçe açığıyla karşı karşıyayız. Öngörü denen şey burada çökmüştür. Bütçe bir yasadır ve öngörülerinizin ciddiyetine bağlı olarak uygulanabilir. Öngörüden yoksunsunuz, çünkü liyakatsiz bir maliye yönetimine sahipsiniz” diyerek hükümeti eleştirdi

Borç stokundaki artışı da gündeme getiren Barçın, kendi ifadesiyle “sıfır iç borç stoğuyla” devralınan maliyenin, bugün 11 milyar 167 milyon TL iç borç stokuna ulaşmış olduğunu söyledi. Bu artışın gerekçelerinin Meclis’te şeffaf şekilde anlatılmadığını savunan Barçın, borçlanmanın karşılığında hastane, okul, yol gibi kalıcı yatırımlar bile gösterilemediğini, buna rağmen faize milyarlarca lira ödendiğini vurguladı.

CEZA TAHSİLATI, KAYIT DIŞILIK VE VERGİ AFLARI

CTP’li vekil, hükümetin sıkça dillendirdiği “kayıt dışılıkla mücadele” söylemini de rakamlarla sorguladı. Çalışma Bakanlığı’nın verilerine dayanarak 2024 yılında çalışma izinsiz işçi çalıştıran işverenlere kesilen cezanın 20 milyon 555 bin TL, tahsil edilen miktarın ise 4 milyon 833 bin TL olduğunu aktaran Barçın, “Kestiğiniz cezanın yüzde 20’sini bile tahsil edemediğiniz bir tabloda kayıt dışılıkla mücadeleden nasıl söz edebilirsiniz?” diye sordu.

Barçın, hükümetin göreve geldiği günden beri anayasal sınırlar zorlanarak çıkarılan yasa gücünde kararnamelerle vergi aflarına dikkat çekti. Kendi hesabına göre 44 aylık hükümet döneminde toplam 17 kararname çıkarıldığını, bu 44 ayın 26 ayının vergi affı kapsamında geçtiğini belirten Barçın, “Kırk dört aylık hükümetinizin yirmi altı ayı vergi affı kapsamında geçti. Yani neredeyse iki yıldan fazla bir süre ‘vergini ödeme, ben zaten faizini affedeceğim’ dediniz. Sonra da vergi ödeme kültürünün bozulmadığını iddia ediyorsunuz” dedi.

Bu tabloyu, vergisini zamanında ödeyen yükümlülerin cezalandırılması olarak niteleyen Barçın, “İki ayda bir kararnameyle vergi affı çıkarırsanız, bu vatandaşın suçu değil, onu yanlış yönlendiren hükümetin sorumluluğudur. Sonra da elektronik şu sistem, bu sistem anlatsanız da sonuç değişmez” ifadesini kullandı.

Barçın, bakanların “izaz ikram” kalemlerine yapılan artışların da mali disiplinle bağdaşmadığını söyledi. Genel bütçe harcama kalemlerinin enflasyon oranında artırılmasına rağmen bakanların ağırlama–temsil ödeneklerinin yaklaşık yüzde 100 oranında büyütüldüğünü belirten Barçın, “Kamu çalışanına hayat pahalılığı oranında artışı bile çok gören bir hükümet, kendi izaz ikram kalemini ikiye katlayamaz. Bu, mali disiplin adına topluma verilen son derece kötü bir mesajdır” dedi.

“TÜRKİYE KAYNAKLARI KESERKEN SİZ VERGİ AFFI DAĞITTINIZ”

Devrim Barçın, Türkiye’den Kıbrıs’ın kuzeyine aktarılan kaynaklardaki azalmayı da hükümetin maliye politikasına bağladı. 2024 bütçesi Meclis’ten geçerken Türkiye Cumhuriyeti’nin kamu maliyesine 5 milyar TL vereceğinin yazıldığını, gerçekleşen rakamın ise 291 milyon TL olduğunu hatırlattı ve bunun yüzde 5,83’e tekabül ettiğini söyledi.

Barçın, 2025 bütçesinde bu 5 milyarlık ödeneğin enflasyon hariç 4 milyar TL’ye düşürüldüğünü, buna rağmen yıl içindeki fiili gerçekleşmenin 752 milyon TL civarında kaldığını anlattı. 2026 tasarısında ise yaklaşık yüzde 40’lara varan enflasyona rağmen bu rakamın 2 milyar 300 milyon TLye çekildiğine işaret eden Barçın, bu tabloyu şöyle yorumladı:

“Madem 44 aylık hükümet döneminizin 26 ayını vergi affıyla geçirip, vergisini ödemeyene sürekli af dağıttınız; Türkiye de gayet haklı bir biçimde ‘Sen 17 tane kararnameyle vergi tahsilini gevşetirken, ben senin bütçene niye para vereyim paşam?’ dedi. Ben bunu böyle okuyorum. Eğer bunun aksi bir durum varsa, hükümet çıkıp bu kürsüden açıklar.”

Barçın, Türkiye ile kurulan mali ilişkinin hiçbir dönemde bu kadar “disiplinsiz” işlemediğini, bu süreçte Kıbrıslı Türklerin hem içeride vergi adaletsizliği hem dışarıda azalan kaynaklar arasında sıkıştırıldığını söyledi.

MERKEZİ İHALE KOMİSYONU KRİZİ: “BU NASIL GAYRİ CİDDİLİK?”

Konuşmasının son bölümünde Barçın, Merkezi İhale Komisyonu etrafında gelişen istifa ve tutuklama sürecine de değindi. Komisyon başkanı hakkındaki yolsuzluk iddiaları, istifa ve tutuklama kararlarına rağmen hükümetten kayda değer hiçbir açıklama gelmediğini söyleyen Barçın, “Ülkenin en büyük parasal çarkının döndüğü alan ihalelerdir. Burada istifa, tutuklama, yeni atamalar yaşanır, Maliye Bakanı veya hükümet çıkıp tek bir açıklama yapmaz mı?” diye sordu.

Barçın, bu süreçte sadece kendi inisiyatifiyle sonuçlanan ihalelerin karar belgelerine baktığını, okudukça “dudağının uçukladığını” anlatarak, “O ihalenin şartlarıyla ortaya çıkan işin rakamlarının bağdaşmadığı, rayiç bedellerle açıklanamayacak şişkinlikler olduğu ortadadır” dedi. Hükümetin, en azından güven tazelemek için “Biz buradayız, geriye dönük ihaleleri inceliyoruz, sorunlu olanları durduruyoruz, suçu olan bedelini ödeyecek” şeklinde bir açıklama bile yapmadığını söyleyen Barçın, bunu “gayri ciddilik” olarak niteledi.

“Bugün bu kadar usulsüzlük iddiasının, tutuklamanın, istifanın yaşandığı bir ihaleler sistemi varken, hükümet topluma tek satır güven verici açıklama yapmadı. İsyanımız bunadır” diyen Barçın, ilgili bakanlıkların bütçeleri gündeme geldikçe, bütün bu iddiaları ve belgeleriyle birlikte yeniden Meclis gündemine taşıyacağını söyledi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz