Ana Sayfa Güncel Rum basınında İngiliz üslerinin statüsü tartışması: Üslerin statüsünün değişmesi çok zor hatta...

Rum basınında İngiliz üslerinin statüsü tartışması: Üslerin statüsünün değişmesi çok zor hatta imkansız

6
0

Rum basını, Nikos Hristodoulides’in gündeme getirdiği İngiliz üslerinin statüsüne ilişkin değişikliğin, çok taraflı anlaşmalar nedeniyle pratikte mümkün olmadığını yazdı.

Haftalık Kathimerini gazetesi Egemen İngiliz askeri üssü Ağrotur’a 2 Mart’ta yapılan İHA saldırısının Rum yönetimine, üsler konusunda Londra’ya siyasi baskı yapma fırsatı verdiğini hatırlattı; Rum yönetiminin talepleri ile gerçekteki olanaklarını adını vermediği siyasilerin ve diplomatların yardımıyla mercek altına aldı.

Gazete Kuruluş Anlaşması’nda İngiliz üslerinin egemen askeri üs olduğu belirtilen, İngiltere’nin üs bölgeleri içerisinde gerekli gördüğü ya da arzu ettiği önlemleri alabileceğine dair 1’inci ve 2’nci maddelerinde ve Annex B, bölüm II, 2’nci paragrafında söylenenleri özetledi.

Haberde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in üsler için “sömürge kalıntısı” ifadesini, tribünlere oynamak (Rum kamuoyuna) için kullandığı değerlendirmesine de yer verildi.

Haberde Rum tarafının üslerin statüsü konusunu tek yanlı olarak tartışmaya açamayacağına, Kuruluş Anlaşması’nın bu konuda bazı mekanizmalar öngördüğüne dikkat çekildi.

“Türkiye ve Kıbrıslı Türkler bu tartışmadan bypass edilebilir mi” sorusuna yer verilen haberde 1960 Anlaşması’nın Birleşik Krallık, Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti arasında, yani çok taraflı olduğu hatırlatıldı.

Anlaşmanın 1’inci maddesinde, SBA (Egemen Üs Bölgesi) bölgelerinin “Birleşik Krallık’ın egemenliği altında kalacaktır”denildiğine işaret edilen haberde, Rum yönetiminin bu maddeyi değiştirmek istiyorsa bütün müdahillerin rızası gerektiğine dikkat çekildi.

Gazete ABD’nin denge aracı olarak kadroya girdiğini yazan gazete Güney Kıbrıs-ABD savunma bağları ve Baf’taki “Andreas Papandreu hava üssünün” modernizasyonunun Rum yönetiminin müzakere değerini artırdığını belirtti. Gazete bunun, adanın Rum yönetimine ait altyapılar ile de Batı’nın ya da ortaklarının ihtiyaçlarına cevap verebileceğini ortaya koyduğunu yazdı.

ALİTHİA: POPULİZM KURULUŞ ANLAŞMASI’NI BALTALIYOR: İNGİLİZ ÜSLERİNİN STATÜSÜNÜN DEĞİŞMESİ ÇOK ZOR HATTA İMKANSIZ

Öte yandan Alithia haberi “Popülizm Kuruluş Anlaşması’nı Baltalıyor… İngiliz Üslerinin Statüsünün Değişmesi Çok Zor Hatta İmkansız” başlığıyla manşetten verdi. Haberde Hristodulidis’in üsler konusunu; Kıbrıs müzakerelerinin 2017’den beri yapılmadığı, Schengen’e giriş ve NATO’ya bağlanma müzakereleri daha açılmadan kapandığı için başkanlık seçimleri öncesinde bir müzakere konusu bulmak için açtığı yorumunu yaptı.

Gazete Hristodulidis’in bu konuyu Orta Doğu’daki kriz konjonktüründe açtığını ve birbirine zıt siyasi grupları (üslere ezelden beri karşı olan AKEL ve milli nedenlerle itiraz eden ELAM) dengelediğini yazdı.

Egemen İngiliz askeri üslerinin statüsünün gözden geçirilmesinin zor, hatta imkansız olduğunu belirten gazete gerekçeleri “Taraf ülkeler- Birleşik Krallık, Türkiye, Yunanistan ve ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin görüş birliğinin şart olması”, “Böyle bir değişikliğin Avrupa’nın dahil olmasını ve onayını gerektirmesi”, “Konunun Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunmasından koparılmasının imkansız olması” şeklinde sıraladı.

Kıbrıs sorunu çözülmeden, Kıbrıs’ın güvenliği konusunda gelişme yaşanamayacağını yazan gazete, anlaşmaların ancak kapsamlı bir çözüm çerçevesinde uluslararası güvenlik ve Kıbrıs’ın güvenliğine hizmet edecek şekilde gözden geçirilebileceğini aktardı. Gazete İngiliz üslerinin statüsünün bu çerçevede, herkesin kazançlı çıkacağı bir düzenlemeyle gündeme gelebileceğini de ekledi.

Politis: Nikos Hristodulidis üsler konusunda nereye varmayı hedefliyor?

Politis gazetesi, İngiliz üslerinin statüsünün uluslararası anlaşmalarla belirlendiğini vurgulayarak, Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’in konuyu seçim sürecinde siyasi amaçla gündeme taşımasının Kıbrıs sorununa olumsuz etkiler yaratabileceğini yazdı. Gazete, “Hristodulidis üsler konusunda nereye varmayı hedefliyor?” diye sordu.

Kıbrıs’taki egemen İngiliz askeri üslerinin statüsünün, “tartışmalı sömürgelikten kurtulma konusu değil uzlaşılmış anayasal ve uluslararası düzen ürünü olduğunu” yazan Politis gazetesi “Hristodulidis üsler konusunda nereye varmayı hedefliyor?” diye sordu.

Gazete Dionisos Dionnisu imzalı makalede Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in İngiliz üsleri konusunu Güney Kıbrıs’ta genel seçimler yaklaşırken, milliyetçi ve federasyon karşıtı partiler yükselişteyken tartışmaya açtığına yer verildi. Haberde “1960 Cumhuriyeti”ne geri dönüş söyleminin de DİKO, EDEK ve ELAM gibi partilerin seçmenine yönelik bir sinyal olabileceği kaydedildi.

Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin sadece askeri üs olmadığına, 1960 Zürih-Londra anlaşmalarının öngördüğü üzere Birleşik Krallığın egemen bölgesi olduğuna dikkat çekilen makalede 1960 Anlaşmalarının yalnız üslerin varlığını değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantiler statüsü de dahil bütün anayasal ve uluslararası çerçevesini düzenlediği hatırlatıldı.

Bu anlaşmaların Rum yönetimi tarafından tek taraflı sorgulanması veya lağvedilmesinin hukuken mümkün olmadığı, herhangi bir değişiklik ya da anlaşmanın bütün tarafların rızasını ya da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tabi olduğu uluslararası statünün temelden gözden geçirilmesini gerektireceği kaydedildi. Dahası bu anlaşmaların bozulmasının, Türkiye için, hukuki emsaller yaratabileceğine dikkat çekildi.

Makalede, Hristodulidis’in “Kıbrıslı Türkler ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne geri dönerse üsler konusunda söz sahibi olabilir açıklamasının da önemli siyasi ve etik meseleler ortaya çıkardığına dikkat çekildi. Bir yandan, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Ada’daki uluslararasında tanınmış tek devlet olduğu gerçeğini yansıtırken öte yandan bölünmüşlüğü ve Kıbrıs Türk toplumunun gelecekteki herhangi bir düzenlemeye dahil edilmesi gerektiği gerçeğini görmezden geldiğine işaret edildi.

Makalede şu ifadelere yer verildi: “Kıbrıslı Türklerin bu kadar önemli bir meselenin tartışılmasından tamamen koparılması -ki burada Tufan Erhürman protesto etmekte haklı- Kıbrıs sorununun çözüm perspektiflerini erozyona uğratabilir. Bu yaklaşım, köprü görevi görmek yerine, ezelden beridir çıkmaza sürükleyen dışlama mantığını güçlendirir. Her durumda, herhangi bir kapsamlı çözüm -gerek federasyon gerek başka bir şey- garantiler ve yabancı askerlerin varlığı da dahil, her iki toplumun anlaşmasını gerektirir.”

Rum yönetiminin, üslerin adadan gitmesi meselesini masaya koyması halinde, 2017’de Yunanistan’la birlikte hareket ederek garanti sisteminin kaldırılmasından yana olan Londra’nın aynı tavrı sergileyeceğinin de şüpheli olduğuna vurgu yapıldı. Haberde “Üslerin adadan uzaklaştırılması meselesinin ve bunun garantilerin kaldırılması ile bağlanması İngiliz tutumunun gözden geçirilmesini ve Kıbrıs sorunundaki müzakerelere olası etkileri gündeme getirebilir.” denildi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz