Ana Sayfa Güncel Çürümenin sorumlusu rejimin kendisi

Çürümenin sorumlusu rejimin kendisi

3
0

İktidar, laik eğitime savaş açıp bir yandan da okulları savunmasız bırakırken şiddet okul sıralarına indi. “Dindar nesil” saplantısıyla her türlü çürümeye göz yuman Saray rejimi, yaşanan katliamlara rağmen sorumluluk almadı. Eğitim Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Uluocak, okullarda yaratılan güvensiz iklimin geçici ve anlık tedbirlerle çözülemeyeceğini söyledi. Sosyolog Dr. Deniz Bağrıaçık ise “Sorun erkekliğin toplumsal inşasında” ifadelerini kullandı.

Urfa ve Maraş’taki okullarda yaşanan silahlı saldırılara tepkiler büyümeye devam ediyor. İktidar, “dindar ve kindar nesil” projesi kapsamında müfredatı ideolojik bir kuşatmaya alıp laik ve bilimsel eğitime savaş açarken, okullarda silahlı saldırılar yaşanıyor.

Tasarruf tedbirleri adı altında hayata geçirilen İşgücü Uyum Programı (İUP) ile okulları personelsiz, korumasız ve savunmasız bırakan anlayış; pedagojiyi değil ideolojiyi önceleyerek şiddetin ilkokul sıralarına kadar inmesine zemin hazırladı. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”, ÇEDES projesi, Ramazan genelgesi gibi atılan birçok eğitimi dinselleştirme hamlelerinin yanı sıra okullardaki gerici etkinliklere tepki gösterenlere de adeta fiili savaş açan iktidar, yaşananlardan sorumluluk almadı.

İktidarın “makbul nesil” yetiştirme saplantısı içinde görmezden geldiği bu çürüme, bugün Urfa’dan Maraş’a kadar yurdun dört bir yanında eğitim emekçilerinin katledilmesine, çocukların ise şiddetin hem faili hem de mağduru haline getirilmesine neden oldu.

Bugünün BirGün’ü

ANLIK TEDBİRLER ÇÖZÜM SAĞLAMAZ

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in göreve geldiği ilk günden bu yana eğitimdeki yapısal sorunları görmezden geldiğini vurgulayan Eğitim Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Barış Uluocak, “Tekin vakıf ve dernek adı altında faaliyet yürüten tarikat ve cemaatlerle ilişkilerini güçlendirme yolunu seçti. Dindar nesil yaratma hevesi ve hayali çocukların yetenek, ideal ve kabiliyetlerini yok sayan bir pratiğe dönüştü. Öğrencilerin en temel taleplerini görmezden gelen bu yaklaşım gençlerin öğrencilerin geleceksizlik kaygılarını katlayarak artırdı” dedi.

Okullardaki şiddet olaylarının geçici, anlık tedbirlerle çözülemeyeceğini vurgulayan Uluocak, kamusal eğitim ilkesinden uzaklaşılmasına yol açan her uygulamanın şiddetin devamına yol açacağını ifade etti. Okullardaki kadrolu yardımcı personel sayısının az olduğuna dikkat çeken Uluocak, “Üstelik geçici statülü istihdam programları nedeniyle devamlılık da sağlanamamaktadır. Rehber öğretmen normları seçimlerden önce verilen sözlere rağmen artırılmamıştır. Öğrenci başına düşen psikolojik danışman ve rehber öğretmen sayısı son derece azdır. Eğitim sisteminde ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hayata geçirilen uygulamalar öğretmenleri yaşanan sorunların faili olarak göstermekte şiddetin hedefi haline getirmektedir. Akademik eğitimin önemini kaybetmesine yol açan hamleler öğrencileri umutsuzluğa ve gelecek kaygısına sürüklemektedir. Bu kırılganlık yaşanmasını asla istemeyeceğimiz olayların sebepleri arasında gösterilebilir” ifadelerini kullandı.

SORUN ERKEKLİĞİN TOPLUMSAL İNŞASINDA

Sosyolog Dr. Deniz Bağrıaçık, yapılan araştırmalarda farklı ülkelerde de kitlesel saldırıları ve kadın cinayetlerini gerçekleştiren faillerin ortak görülen özelliğinin erkek olduğunun belirtildiğine dikkat çekti. Bağrıaçık, “Silahın erkekliğin sembolü haline gelmesiyle birlikte, erkeklik kavramında ciddi bir sorun ortaya çıkmıştır. Freud’un da belirttiği gibi şiddet ve cinsellik birbiriyle ilişkilidir; hormonların erken geliştiği ancak beynin bu hıza yetişemediği bir karmaşa dönemi yaşanmaktadır. ‘Incel’ olarak adlandırılan grubun öfkesi de bu çarpık erkeklik modelinden beslenmektedir” dedi.

Ülkede uzun süredir bir şiddet döngüsünün bulunduğuna dikkat çeken Bağrıaçık, “Liyakatin olmayışı, siyasi sistemdeki emir-komuta zinciri, rektör atamaları ve sahte diplomalar gibi durumlar birer şiddet biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleceğe dair umudun yitirildiği bu ortamda yetişen çocuklar, ciddi bir belirsizlik içindedir” ifadelerini kullandı.

“Okullarda öğretmenlerin öldürülmesine kadar varan bu şiddet sarmalı, faillerin intiharıyla sonuçlanmakta ve geride kimse kalmamaktadır” diye konuşan Bağrıaçık, “İntihar kolektif bir anomali olarak karşımıza çıkıyor. Değerler çökmüş vaziyette, çocuklar neyin doğru olduğunu bilmiyor. Bir gruba ait olma ümidiyle cinayeti işliyor, ardından da intihar ediyorlar. Toplumda bulamadıkları yeri kendilerini yaratıyorlar” dedi.

Bağrıaçık şöyle konuştu: “İşlevini yitirmiş bir erkeklik modeli var. Erkekler kendilerine yer bulamadıklarında şiddeti bir dil olarak kullanıyor ve bu dille kendilerini anlatmaya çalışıyorlar. Profiller değişiyor, sosyo-ekonomik yapılar değişiyor ancak cinsiyet aynı. Demek ki erkekliğin toplumsal inşasında temel bir sorunumuz var. Maraş’taki ve Urfa’daki örneklerde çocuklar silah kullanıyor. Burada empati de öne çıkıyor. Bu çocuklar ölümün ne demek olduğunu bilmiyorlar, ölümün ne demek olduğunu anlamıyorlar.”

∗∗∗

MARAŞ: 8 YILDA 3 KEZ OKULA GİTMİŞ

Maraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’na 8’inci sınıf öğrencisi İ.A.M.’nin düzenlediği silahlı saldırıya ilişkin gelişmeler sürüyor. İ.A.M.’nin tutuklanan babası Uğur M.’nin ifadesi ortaya çıktı. Uğur M., oğlunun silahlara merakı olduğunu ve kendisiyle birlikte poligonda atış yaptıklarını söyledi. Uğur M. poligonda atış yapmalarının sebebinin İ.A.M.’nin merakını köreltmek için olduğunu belirtti. Uğur M. emniyette verdiği ifadesinde kendi adına kayıtlı 7 taşıma ruhsatlı silahı ile 2 av tüfeği bulunduğunu, sözkonusu silahların mevzuata uygun şekilde ruhsatlı olduğunu söyledi. İfadenin en çarpıcı yanlarından birisi ise saldırganın eğitim hayatına ilişkin oldu. Uğur M., “Oğlumun arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. 8 senede toplam 3 sene okula gidebildi. Eğitim döneminin bir kısmı deprem dönemine bir kısmı pandemi dönemine denk geldi” dedi.

SALDIRIYI PLANLAMIŞ

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, saldırgan İ.A.M.’nin olayı önceden planladığı aktarıldı. Açıklamada, İ.A.M.’nin bilgisayarında saldırıyı 11 Nisan 20206 tarihinde gerçekleştirmeyi planladığına ilişkin belge bulunduğu belirtildi. Ayrıca İ.A.M.’nin WhatsApp profil fotoğrafının 2014’te ABD’de düzenlediği saldırıda 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger olduğu ortaya çıktı. Öte yandan saldırı sonucunda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara ve 8 öğrenci dün son yolculuğuna uğurlandı. Törenlere hayatını kaybedenlerin yakınlarının yanı sıra, bakanlar ve siyasiler katıldı.

∗∗∗

URFA: SALDIRI ‘MÜNFERİTMİŞ’!

Urfa’da Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen silahlı saldırıyla ilgili gelişmeler devam ediyor. Şanlıurfa Valiliği’nden yapılan açıklamada, 20 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Açıklamada, saldırının ‘örgütsel bağlantısı bulunmadığı’ vurgulanırken saldırı “münferit olarak gelişen bir hadise” olarak tanımlandı.

HAYATİ RİSK SÜRÜYOR

19 yaşındaki Ömer Ket isimli saldırganın düzenlediği saldırıda okulda bulunan 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis ve 1 kantin işletmecisi yaralanmıştı. Valilik tarafından yapılan açıklamada, 9 yaralıdan 8’inin durumunun iyi olduğu aktarılırken 1’inin hayati tehlikesi olduğu belirtildi.

Olayla ilgili ilçe emniyet müdürlüğü ve ilçe milli eğitim müdürlüğünden 4 yöneticinin görevlerinden uzaklaştırıldığı bildirmişti.

∗∗∗

67 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Urfa ve Maraş’taki saldırıların ardından başlatılan soruşturmalar sürerken 54 okulu hedef gösteren 67 kişi gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, belirli okulları işaret ederek saldırı yapılacağı yönünde paylaşımlarla toplumda tedirginlik oluşturan hesapların da mercek altına alındığını belirtti. Bu kapsamda, tam 54 okulu hedef gösteren 67 kullanıcının gözaltına alındığını ve adli süreçlerinin sürdüğünü açıkladı.

∗∗∗

TEKİN’E İSTİFA ÇAĞRISI

Eğitim emekçileri ve veliler okullardaki silahlı saldırıları, öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanmamasını, İstanbul’dan Hatay’a Dersim’den Denizli’ye pek çok kentte protesto etti.

• ANKARA:

Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde Eğitim Sen, Eğitim-İş, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın başlattığı ‘Yaşam Nöbeti’ aralıksız devam ederken MEB’e yürümek isteyen Eğitim İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen üyelerinin önüne polis barikat kurdu. Eylemlerde öğretmen ve öğrencilerin öldürülme korkusu olmadan okullara gitmek istediği belirtilerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya çağrıldı.

• İSTANBUL:

İstanbul’da KESK İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen eyleme Eğitim Sen, Öğretim-Sen DİSK başta olmak üzere pek çok demokratik kitle örgütü katıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan açıklamada şiddetin baş sorumlusunun iktidar olduğu vurgulanarak, “Şiddet kendiliğinden ortaya çıkmaz. Bugün bu şiddet toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik, umutsuzluk, dışlanma, kenara itilme ortamında ortaya çıkmaktadır” denildi

• HATAY:

Kentin Arsuz ilçesinde ilk ve ortaokul öğrenci velileri, Höyük Ortaokulu önünde yaptıkları açıklamada, “Bir çocuktan bir katil yaratan karanlık sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz. Bu karanlığa yol açan koşullar ortadan kaldırılmalı. Eğitim sisteminin çürümüşlüğü, gerekli tedbirlerin alınmayışı şiddeti adeta körüklemektedir” denildi.

• İZMİR:

Eğitim Sen İzmir şubeleri, KESK’e bağlı sendikalar, ÖVDER, Emek Partisi İzmir İl Örgütü, TİP, SOL Parti İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Müdürlük binası önünde polis barikatıyla karşılaşan eğitimciler yaptıkları açıklamada güvenli yerler olması gereken okullarda peş peşe silahlı saldırıların yaşandığı belirtilerek “Saldırılar oluyor, sorumlusu yok” denildi. BİRGÜN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz