Öyle ya da böyle; rayına oturtmaya çalıştıkları ekonomimiz bir türlü rayına oturmuyor, bütçe açığı ve borçlanmalar sürüyor diye feveran edem muhalefetimizin bir şekilde görmek ve göstermek istemedikleri Ünal Üstel’in yaptığı geçici istihdamlar olduğudur.
Bu arada ekonominin çöküşüne sebepler aranmaya devam edilirken. Birtek economist Devrim Barçın bu beceriksizlerin yasa dışı yaptıklarını bulup gösteriyor. Yok mu bu krizleri engelleyecek birileri dediğimiz anda muhteşem buluşları ile Özdemir Berova ben varım diyerek ortaya çıkıyor.
***
Muhteşem zekasını çalıştırarak kamudan maaş alanların hayat pahalılığı ödeneklerinden tırpanlamak için bir mucize yarattı. Yarattığı o deha mucize ile uyuyan sendikaları uyandırarak başına belayı sardı. Günün sonunda eylemler, polisle didişmeler vs ve eylemlere katılan kamu görevlilerinin polis tarafından ifadelerinin alınması ile son buldu.
Şimdi sırada kamu görevlilerinin mahkeme koridorlarında yargılanmaları için git geller başlayacak. Kamu görevlilerine getirilen suçlama ise her zamanki gibi, polisi görevinden men etmek, polisi darp etmek gibi bildik suçlamaları. Ve asıl sorumlular, suçlarını kabul etmeye yanaşmıyorlar: Suçlular ortadadır. Her şeyi Tlimatla yapmaya çalışan işbirlikçilerdir. Be efendiler biz bu filmi çok gördük, yetti yahu artık!
***
Ey memleketi yönettiği iddiasında olan Ankara maşaları, konuyla ilgili vereceğiniz bir izahat var mı acaba? Memleketin her şeyi yaz-boza döndü çoktan; bak bir varmış bir yokmuş masalının ta kendisini yıllardır niçin yaşamak durumunda kalır bu adanın yarısının sakinleri? Eminim ki, bunlara verilecek cevaplar vardır?
Hiç düzelmeyen ekonomiden bahsediyoruz; o zaman tane tane anlatalım… Maliye koltuğunda outran adam hesap bilmiyorsa ve maliye bakanı yapılır tam da Nasrettin hoca hikayelerini akla getirir. Yani ne denli önem arz ettiği apaçık ortada duran, geçim meselesi ve bir ülkenin maliyesinin bu denli savrulmasını neyle izah etmek lazım?
***
Ben ekonomiden zaten anlamam anlamadığım için bu işten anlayanlara kulak veriyorum ona göre yazıyorum, bozuyorum, ben bunu hep yapıyorum, mantığın iflas ettiğini görmekten beter hale gelmedik mi? E artık yeti be iş bilmez gafiller işi, gerçekten bilenine, eğitimini almışına, tecrübesi olana bırakınız. Bir kıçı kırık ülkenin maliyesini bir işbilmeze emanet eder misiniz? Ederseniz yüzüne gözüne bulaştırır.
Herkes işi, görevi neyse onu yapacak. Beceremezse de biz haberini yapacağız, bu işin sorumluları da işleri eylemler ve grevler noktasına bırakmayacak. O zaman partizanca istihdam yaptın, bütçede açık verdin diye bedelini bize ödetmeyeceksin, ne gerek var haberini yapmaya demeyeceksin, olur mu?
***
Bu toplum kirden, pastan, pislikten kurtulamayacak. Hırsızlığın-soygunun, yağmanın olmadığı günler beklemeyin hiç gelmeyecek. İyi insanların beklentileri ve umutları boşunadır. Boşu boşuna… O bir gün yok… Her zaman hırsızlar-soyguncular-vurguncular-rüşvetçiler kazanacak ve bu ülke onların olacak.





























