Ana Sayfa Güncel Basın özgürlüğünde alarm I Kıbrıs’ın iki yanı da diplerde: Kuzey 82’inci, Güney...

Basın özgürlüğünde alarm I Kıbrıs’ın iki yanı da diplerde: Kuzey 82’inci, Güney 80’nci sırada!

2
0

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi, Kıbrıs’ın iki yanında da basın özgürlüğü açısından ağır bir tablo ortaya koydu. Kuzeyde Ali Kişmir davası, güneyde ise kaynak gizliliği ve “yalan haber” düzenlemeleri öne çıktı.

CIReN’den Esra Aygın’ın haberine göre, Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Kıbrıs Cumhuriyeti üç sıra daha gerileyerek 80’inci sıraya düşerken, Kıbrıs’ın kuzeyi 82’nci sırada yer aldı.

Kuzeyde teknik olarak dokuz basamaklık yükseliş yaşansa da, RSF bu artışın ülkedeki basın özgürlüğü koşullarındaki belirgin bir iyileşmeden değil, büyük ölçüde diğer ülkelerin gerilemesinden kaynaklandığını belirtti.

RSF Prag Bürosu Direktörü Pavol Szalai, Ali Kişmir davasına dikkat çekerek “Ali Kişmir’e karşı hâlâ bir ceza tehdidi var” dedi; Kıbrıs Cumhuriyeti’nde ise gazetecilerin kaynak gizliliğini kaldırma ve “yalan haber”i suç haline getirme girişimleri endişe yaratan başlıklar arasında gösterildi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE İKİ TARAF DA GERİLEDİ
CIReN’den Esra Aygın’ın haberine göre, Sınır Tanımayan Gazeteciler’in bugün yayımladığı 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi, Kıbrıs’ın iki yanında da basın özgürlüğü açısından kaygı verici tabloyu ortaya koydu.

Kıbrıs Cumhuriyeti, endekste üç sıra daha gerileyerek 180 ülke arasında 80’inci sıraya düştü. Kıbrıs’ın kuzeyi ise 82’nci sırada yer aldı. Böylece adanın iki yanı da Avrupa-Balkanlar bölgesinde basın özgürlüğü açısından alt sıralarda konumlandı.
Kuzeyde yükseliş var ama tablo değişmedi

Kıbrıs’ın kuzeyi, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde teknik olarak geçen yıla göre dokuz sıra yükseldi. Ancak RSF’ye
göre bu yükseliş, ülkedeki basın özgürlüğü koşullarında esaslı bir iyileşmeye işaret etmiyor.

RSF Prag Bürosu Direktörü Pavol Szalai, CIReN’e yaptığı değerlendirmede, toplam puanlarda önemli bir değişim olmadığını
belirterek yükselişin büyük ölçüde diğer ülkelerin gerilemesinden kaynaklandığını söyledi.

Kıbrıs’ın kuzeyinin puanı yalnızca 1,7 puan artarak 56,6’ya yükseldi. Bu sonuçla kuzey, 40 ülkeyi kapsayan Avrupa-Balkanlar bölgesinde sondan altıncı sırada yer aldı.

TATAR’IN YENİDÜZEN DAVASININ REDDİ OLUMLU GELİŞME SAYILDI
RSF’ye göre kuzeydeki sınırlı olumlu gelişmelerden biri, dönemin Kıbrıslı Türk lideri Ersin Tatar’ın Yenidüzen gazetesi, gazetenin o dönemki genel yayın yönetmeni Cenk Mutluyakalı ve gazeteci Serhat İncirli aleyhine açtığı hakaret davasının mahkeme tarafından reddedilmesi oldu.

Szalai, bu kararı “Kuzey Kıbrıs’ta hâlâ belirli bir yasal koruma var” sözleriyle değerlendirdi. Davanın bir SLAPP davası niteliğinde olduğunu belirten Szalai, kararın basın özgürlüğü açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.

ALİ KİŞMİR DAVASI ENDİŞE YARATIYOR
Buna karşın RSF, özellikle gazeteci Ali Kişmir’in yargılandığı davaya dikkat çekti. Kişmir, Kıbrıs’ın kuzeyindeki seçimlere Türkiye’nin müdahalesini eleştirdiği bir yazısı nedeniyle güvenlik güçlerine “hakaret ve iftira” suçlamasıyla yargılanıyor ve 10 yıla kadar hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor.

Szalai, CIReN’e yaptığı açıklamada Kişmir’in “haksız yere yargılandığını” belirterek, “Ali Kişmir’e karşı hâlâ bir ceza tehdidi var ve şu anda Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekliyoruz” dedi.

RSF ayrıca Türkiye’nin medya üzerindeki artan baskısını, iş insanlarının elinde yoğunlaşan medya sahipliğini, gazetecilere yönelik tehditleri, davaları ve cezai işlemleri kuzeyde basın özgürlüğünü zayıflatan temel unsurlar arasında gösterdi.

KIBRIS CUMHURİYETİ AB’DE SONDAN İKİNCİ
Kıbrıs Cumhuriyeti ise endekste gerilemesini sürdürdü. 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 80’inci sıraya düşen Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan’ın ardından Avrupa Birliği içinde basın özgürlüğü açısından sondan ikinci sırada yer aldı.

CIReN’in haberine göre, ülkenin gerilemesinde gazetecilerin kaynak gizliliğini zayıflatmaya dönük yasal girişimler, “yalan haber”i suç haline getirme çabaları, hükümet ve devlet yetkililerinin basının sorularından kaçınması ve AB Kıbrıs Dönem Başkanlığı etkinliklerinde basın akreditasyonu konusunda yaşanan tartışmalar etkili oldu.

“KAYNAK GİZLİLİĞİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TEMEL TAŞIDIR”
RSF Prag Bürosu Direktörü Pavol Szalai, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde gazetecilik kaynaklarının gizliliğini zayıflatabilecek yasa tasarısına dikkat çekti.

Szalai, “Gazetecilik kaynaklarının gizliliği, basın özgürlüğünün temel taşıdır” diyerek, böyle bir düzenlemenin “çok tehlikeli” olacağını söyledi.

Hükümetin daha önce hazırladığı tasarı, başsavcıya veya istihbarat servisi başkanına gazetecilerin kaynaklarına ilişkin gizlilik hakkını kaldırma yetkisi verilmesini öngörüyordu.

“ÖZGÜR GAZETECİLİK İÇİN ÇOK KISITLI BİR ORTAM”
RSF, Kıbrıs Cumhuriyeti için güncellenmiş ülke profilinde, hükümetin, iş dünyasının ve kilisenin medya üzerindeki etkisine, yayınlara doğrudan müdahalelere, medya sahipliğinde yoğunlaşmaya ve şeffaflık eksikliğine dikkat çekti.

Szalai, Kıbrıs’taki medya ortamını değerlendirirken “Çok küçük bir pazar ve medya sahipliğinde büyük bir yoğunlaşma var.
Medya finansmanı ve sahipliği şeffaf değil. Devlet televizyonunun bağımsızlığı temin edilmiş değil. Genel olarak bu, özgür gazetecilik için çok kısıtlı bir ortam” ifadelerini kullandı.

GAZETECİLERE TEHDİTLER GÖRÜNÜR HALE GELDİ
RSF, Kıbrıs’ın kuzeyinde gazetecilere yönelik tehditlerde artış yaşandığını belirtirken, buna rağmen bu konuda daha açık bir kamusal tartışma başladığını da kaydetti.

Szalai, birçok gazetecinin aldığı tehditleri ve ölüm tehditlerini kamuoyu önünde dile getirmeye başladığını, bunun da konunun görünür hale gelmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Ancak RSF’ye göre, özellikle Türkiye’yi, Kıbrıs Türk hükümetini, orduyu veya diğer yetkilileri eleştiren gazeteciler hala tehdit, dava ve cezai işlem riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Haber : Bugün Kıbrıs

Görsel: Turgut Denizgil

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz