Ana Sayfa Güncel Ahmet Sadi’ye faşist TMT tarafından yapılan suikast girişiminin yıldönümü

Ahmet Sadi’ye faşist TMT tarafından yapılan suikast girişiminin yıldönümü

3
0

Kıbrıs’ta ilerici ve sendikal hareketin önde gelen isimlerinden Ahmet Sadi, yaşam mücadelesinin zorluklarıyla daha genç yaşından itibaren boğuşmaya başladı. CMC madenlerinde Kıbrıslırum madencilerle çalışırken, patronların sömürüsünün din, dil, etnik kökene bakmadığını ve sömürü, baskı, sömürgeciliğin ve yoksulluğun tüm işçiler için aynı olduğunu hızla anladı. Bu nedenle Sol fikirleri nedeniyle hayatı boyunca hedef tahtası oldu.

Sadi, Kıbrıslıtürk işçi hareketinin mücadeleleri içerisinde lider olarak hızla öne çıktı. Ahmet Sadi’nin sahibi olduğu ve Derviş Ali Kavazoğlu’nun da yazarları arasında bulunduğu Kıbrıslıtürk işçi gazetesi “Emekçi” 19 Mayıs 1948’de yayın hayatına başladı. Ancak karşılaştığı tehdit ve baskılar nedeniyle kısa sürede kapanmak zorunda kaldı. PEO 1952 Kasım’ında Kıbrıslıtürk üyeleri için bir büro açma kararı aldı ve PEO Merkez Konseyi üyesi Ahmet Sadi 1954 Mart’ında bu büronun başına getirildi. Sadi’nin PEO saflarında mücadelede yer alma kararı tesadüfi değildi. Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk işçiler arasında birlik ve dayanışma için tutku ve kararlılıkla PEO’nun mücadele ettiğinin bilincinde olmasının ve onun sınıfsal ve siyasi olgunluğunun sonucuydu.

Ahmet Sadi emekçileri birbirinden ayırma ve bölme çabasının sadece sınıfsal, sosyal ve ekonomik haklarına darbe vurmayı hedeflemekle kalmayıp, aynı zamanda Kıbrıs’ı bölmeyi amaçlayan daha geniş ve daha tehlikeli bir planın parçası olduğunun farkındaydı. Yabancı merkezlerin emperyalist “böl ve yönet” politikasını temel alan bu planın hedefi Kıbrıs halkının emperyalizmin tahakkümünden tamamen kurtulmasının koşullarını yaratmasını engellemekti. Bunu gören diğer ilerici ve komünist Kıbrıslıtürkler gibi Ahmet Sadi de bu planları bertaraf etme mücadelesinde yer alıyordu.

Ahmet Sadi Kıbrıslıtürk emekçilerin tüm baskılara göğüs germeleri ve PEO’da örgütlü olmaya devam etmeleri için ve iki toplumun dostluğu ve ortak mücadelesi için siyasal ve ideolojik faaliyetleriyle emekçilerin yüreklerinde sınıfsal dayanışmanın gelişmesi için yoğun bir biçimde çalışıyordu. Ahmet Sadi ve yoldaşlarının birlikte yeşerttiği bu birlik, mücadele, dayanışma ağacı iki toplumun birbirlerinden şiddet yoluyla ayrılmalarından bunca yıl sonra dahi meyvelerini vermeye devam ediyor. Sadi’nin PEO içerisindeki çalışmaları, izlediği politika ve ideoloji PEO’nun bugün de Kıbrıslıtürk toplumunun geniş kesimlerinde takdir görmesini sağlayan unsurlardan biridir.

1958 1 Mayıs’ında gerçekleştirilen ortak mitingde Ahmet Sadi hem Kıbrıslıtürk liderliğinin şoven rolünü hem de İngiliz sömürgeciliğinin bölücü rolünü kınayarak, emekçi kitleleri kararlı bir mücadele vermeye çağırdı. Bunun üzerine Denktaş’ın ve Kıbrıslıtürk aşırı sağının ana hedefi haline geldi.

İki toplumda da şoven unsurların ve milliyetçi nefretin emekçileri bölmek için terör estirdiği ve devamında ilerici sesleri örgütlü ve kanlı bir kampanyayla susturmak için AKEL, PEO ve Halk Hareketi’nin üyesi çok sayıda yoldaşı katlettiği böylesi bir dönemde Kıbrıslıtürk faşist-şoven unsurlar planlarının önünde engel teşkil eden Sadi’ye artık tahammül edemez duruma geldiler ve ona karşı yoğun ve sistematik bir takip ve yıldırma kampanyasına başladılar. Faşizme ve teröre karşı direnen Ahmet Sadi’yi hedef alan bu saldırıların doruk noktası 22 Mayıs 1958’deki suikast girişimi oldu.

Bu suikast girişimi Ahmet Sadi’nin eşi Leman hanımın fedakârca bedenini Sadi’ye kalkan yapması nedeniyle başarısız oldu ama Leman hanım ağır yaralandı.

Bunun ardından 1958’de Londra’ya göç etmek zorunda kalan Ahmet Sadi, mücadelesine AKEL Londra Örgütü aracılığıyla orada yaşayan, çalışan Kıbrıslılar içerisinde devam etti.

Ahmet Sadi yaşama gözlerini kapayıncaya kadar Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk emekçilerin barış içerisinde birlikte yaşayacakları, sosyal adalet ve hakları için mücadele edecekleri ortak bir vatan vizyonuna bağlı kalmaya devam ederek, sömürünün olmayacağı, barışın, demokrasinin ve sosyalizmin hâkim olacağı bir sistem için mücadeleye devam etti. O, herkesin çok sevdiği parlak bir örnek, mütevazı ve ilham veren bir insan, istikrarlı ideolojik ilkeleri olan bir mücadeleciydi.

Ahmet Sadi ve onun gibi ortak bir vatan vizyonuyla yaşayan ve hayatının sonuna kadar mücadele eden her Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk emekçiyi en iyi anma biçimi yurdumuzun ve halkımızın yeniden birleşmesi için; yabancı vasiler olmaksızın iki bölgeli iki toplumlu bir federasyon çözümü çerçevesinde özgür, birleşik, bağımsız ve egemen bir vatan için; çalkantılı bölgemizin halklarıyla barışın ve dostluğun köprüsü olacak bir Kıbrıs için onların açtığı yolda mücadeleye devam etmektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz