Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi’nin müzakerelerin esaslı biçimde yeniden başlatılmasının Haziran sonrasına bırakılabileceği yönündeki değerlendirmesine sert şekilde katılmadığını açıkladı.
Yunanistan’da yayımlanan TA NEA gazetesine verdiği röportajda Hristodulidis, ne AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın devralınmasının ne de iç seçim süreçlerinin müzakerelerin yeniden başlamasına engel teşkil edebileceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı, Özel Temsilci Maria Angela Holguin’in son Lefkoşa ziyaretinde sunduğu beş maddelik öneriyi hatırlatarak şu başlıkları sıraladı:
1. 11 Aralık tarihli ortak açıklamada yer aldığı şekliyle, çözümün üzerinde uzlaşılan zeminin – siyasi eşitlik ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına açık atıfla – yeniden teyit edilmesi.
2. BM’nin Crans-Montana’ya kadar sağlanan yakınlaşmaları kayıt altına alması; iç başlıklardaki uzlaşıların iki topluma iletilerek mutabık kalınanların korunması, dış başlıklardaki uzlaşıların ise beş tarafla paylaşılması ve üzerinde anlaşma sağlananların muhafaza edilmesi.
3. Bu belge temelinde BM Genel Sekreteri’nin Genişletilmiş Konferans çağrısı yapması.
4. Konferansta esaslı müzakerelerin yeniden başladığının ilan edilmesi.
5. Dört yeni geçiş noktasının açılmasının duyurulması.
Hristodulidis, böyle bir sürece “gelecek hafta dahi” katılmaya hazır olduğunu belirtti.
Olası bir müzakere sürecinden ne beklenebileceği sorusuna ise, Kıbrıs Türk liderliğinde yaşanabilecek değişimin, görüşmelerin 2017’de kaldığı yerden ve iki bölgeli iki toplumlu federasyon temelinde yeniden başlamasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Mevcut “kabul edilemez statükonun” çözüm olamayacağını yineledi.
Rum Lider, Yunanistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iyileşmesinin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalara da olumlu katkı yapabileceğini ifade etti.
Ancak, Kıbrıs sorunu çözülmeden iki ülke arasında “tam normalleşmenin” mümkün olamayacağını, bunun Yunan hükümeti tarafından da defalarca dile getirildiğini hatırlattı.
Ayrıca, Türk-Yunan ilişkilerindeki herhangi bir normalleşmenin, Türkiye’nin AB’ye karşı Kıbrıs kaynaklı yükümlülüklerini – müzakerelerin yeniden başlatılması gerekliliği dahil – ortadan kaldırmayacağını vurguladı.
Bölgesel iş birlikleri ve Gazze
Hristodulidis, Kıbrıs–Yunanistan–İsrail üçlü iş birliğinin Orta Doğu’daki gerilimlere rağmen güçlü ve aktif kaldığını, ABD’nin de bu mekanizmanın güçlendirilmesine yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.






























