Ana Sayfa Politika Akansoy: TDT, Kıbrıs’a bakışını açık biçimde ortaya koydu

Akansoy: TDT, Kıbrıs’a bakışını açık biçimde ortaya koydu

29
0

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili Asım Akansoy, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDTGebele Deklarasyonu’nun ikinci maddesinin doğrudan Kıbrıs’la ilgili olduğunu ve örgütün Kıbrıs konusundaki yaklaşımını net şekilde gösterdiğini belirterek; “gerçeklere, müzakereye ve karşılıklı kabule dayanan uygulanabilir çözüm” vurgusunun, mevcut yapının sürdürülemez olduğunun açık bir göstergesi olduğunu ifade etti

Yazılı açıklama yapan Akansoy, Türk Dili Konuşan Ülkeler Örgütü’nün 12. Zirve Toplantısı sonuç bildirgesi olan Gebele Deklarasyonu’nun ikinci maddesinin doğrudan Kıbrıs’la ilgili olduğuna dikkat çekerek, TDT’nin Kıbrıs’a bakışını açık biçimde ortaya koyduğunu vurguladı.

Akansoy, Türk Dili Konuşan Ülkeler Örgütü’nün 12. Zirve Toplantısı sonuç bildirgesi olan Gebele Deklarasyonu’nun, 7 Ekim tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Gebele kentinde imzalandığına işaret ederek, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in, 121 maddelik deklarasyonun imzacı devlet başkanları olduğunu belirtti.

Akansoy’un açıklamasının tamamı şu şekilde:

“Deklarasyonun ikinci maddesi doğrudan Kıbrıs’la ilgilidir”

“Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, 121 maddelik deklarasyonun imzacı devlet başkanlarıdır.

Deklarasyonun ikinci maddesi doğrudan Kıbrıs’la ilgilidir ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın Kıbrıs’a bakışını açık biçimde ortaya koymaktadır.

2. madde: ‘Kıbrıs sorununa, adadaki mevcut gerçeklere dayalı, müzakereye dayalı, karşılıklı olarak kabul edilebilir ve uygulanabilir bir çözüm bulunması gerektiğini vurgulamışlardır. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının eşit, özden gelen haklarını elde etme çabalarına destek verdiklerini ifade etmişlerdir’ (Orijinali aşağıdadır)

“Teşkilat, ‘karşılıklı kabule’ ve ‘müzakereye’ dayalı bir çözüm sürecini net olarak vurguluyor”

Dikkat edileceği üzere Teşkilat, ‘karşılıklı kabul edilebilir’, ‘gerçeklere dayalı’, ‘müzakerelere dayalı’ ve ‘uygulanabilir’ bir çözüm sürecini net biçimde vurgulamaktadır.

Uluslararası hukuk çerçevesinde, bu ifadelerin her birinin somut karşılığı vardır. Bu vurgular, adadaki mevcut durumun değişmesi gerektiğini, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını ve çözümsüzlüğün bir çözüm olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, eşitlik ilkesi yanında, bizim buralarda da kullanılan “özden gelen haklar” ifadesi bu denli önemli bir uluslararası platformda, uluslararası hukuk dışı bir referansa dayandırılamaz.

“TDT’nin maceraya kapılmadan, Kıbrıs’ta ayrılıkçı bir tutum sergilememesi son derece önemlidir”

Türk Devletleri Teşkilatı’nın maceracı bir söyleme kapılmadan Kıbrıs konusunda ayrılıkçı bir tutum sergilememesi son derece önemlidir. Aynı şekilde, Kıbrıs Türk halkına destek verirken Birleşmiş Milletler (BMGüvenlik Konseyi kararlarını, yani uluslararası hukuku gözetmesi dikkatle değerlendirilmesi gereken bir noktadır.

Dolayısıyla metin çok net; ortaya koyduğu yaklaşım açık ve tutarlıdır. Bu nedenle sonuç bildirgesini bir propaganda aracına dönüştürmeden, sağduyulu biçimde ele almak her şeyden önemlidir.

(Orijinal: 2. Emphasize the need to reach a negotiated, mutually acceptable and viable settlement of the Cyprus issue based on existing realities on the Island; express their solidarity with the Turkish Cypriot people as integral part of the Turkic World in their aspirations to secure their equal inherent rights)”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz