AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu geçtiğimiz günlerde Makarios Druşyotis tarafından dile getirilen iddialarının araştırılmasını ve gizlice takip yapan “siyan van” dosyasının yeniden açılmasını talep etti.
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu son günlerde basında yer alan Makarios Druşyotis’in iddialarının araştırılması gerektiğini ve bu incelemenin söz konusu materyalin ve iddiaların gerçek olup olmadığını da kapsaması gerektiğini söyledi. Stefanu toplumda kurumlara yönelik ciddi bir güven eksikliği bulunduğunu ve bunun AKEL’in yıllardır kınadığı kurumsal karmaşık çıkar ilişkileri ve yolsuzluklarla ilgili olduğunu ifade etti.
Yetkili kurumlar ve hükümet tarafından ele alınan diğer bazı konuların da toplumdaki güvensizliği daha da artırdığını belirten Stefanu özellikle gizlice takip yapan “siyah van” meselesine dikkat çekti.
Bu konunun Kıbrıs’ta AKEL’in şikayetleri sonrası mahkemeye taşındığını ve söz konusu şirketin mahkûm edildiğini hatırlatan Stefanu, Başsavcılık tarafından adli sürecin ertelenerek, şirket sahiplerinin ülkeden ayrılmalarına izin verildiğini söyledi. Aynı kişilerin Yunanistan’da da “siyah van” araçla yaptıkları aynı faaliyetleri nedeniyle mahkûm edildiğini belirten Stefanos Stefanu gizlice dinlemelerin yapıldığını ve bunun Meclis’te de kanıtlandığını, AKEL’in talebiyle bu konuda bir soruşturma yürütüldüğünü ifade etti.
Ayrıca bu süreçte devlet ile söz konusu şirket arasındaki iş birliğine dair pek çok bilginin ortaya çıktığını ve “siyah van” aracın ülkeye meteoroloji olaylarını izleme ekipmanı olarak sokulduğunu söyledi. Stefanu nasıl olup da casusluk ekipmanının bir ülkenin sınırlarından ve gümrüğünden bu şekilde geçirilip meteorolojik ekipman olarak kabul edilebildiğini sordu.
Stefanu bunun bir ağın ve güç merkezleriyle, hatta önceki hükümetle bağlantılı ilişkilerin varlığını gösterdiğine işaret ederek, tüm bunların araştırılması gerektiğini belirtti. Dosyanın “kamu yararı” öne sürülerek Başsavcılık tarafından kapatıldığını hatırlatan Stefanos Stefanu kamu yararının bu “siyah van” meselesine ilişkin tüm gerçeklerin ortaya çıkarılmasını gerektirdiğini söyledi. Bu konuda Cumhurbaşkanı’na mektup gönderdiğini ancak bunun “çölde yankılanan bir ses” gibi karşılıksız kaldığını, ayrıca Başsavcılık ve Başsavcı ile Yardımcısı’na yönelik açıklamalar da yaptıklarını hatırlattı.
“Bir skandalın örtbas edilmesi ne zamandan beri kamu yararı oluyor?” diye soran Stefanu “Bir şeyler saklıyorlar. Hem Başsavcılık hem de Cumhurbaşkanlığı. Artık konuşmalılar” dedi.
“Toplumdaki güvensizliği, kurumsal karmaşık çıkar ilişkilerini ve yolsuzlukları ortadan kaldırmak istiyorsak bir yerden başlamalıyız. Bu ‘siyah van’ dosyası çok fazla bilgi içeriyor, pek çok şey ortaya çıktı; eğer siyasi irade varsa sonuna kadar gidilebilir. Siyasi irade var mı? Bu soru Cumhurbaşkanı’na ve Başsavcılığa yöneltilmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.





























