Ana Sayfa Politika Analiz: Kıbrıs–İsrail iş birliği dış dayatma değil, bilinçli strateji

Analiz: Kıbrıs–İsrail iş birliği dış dayatma değil, bilinçli strateji

3
0

Kıbrıslı Rum akademisyene göre Lefkoşa’nın bölgesel açılımı uzun vadeli güvenlik arayışının ürünü.

Kıbrıslı akademisyen Giorgos Kentas, Kıbrıs–İsrail ilişkilerinin dış aktörlerin yönlendirmesiyle değil, Lefkoşa’nın uzun vadeli stratejik planlamasının sonucu olarak geliştiğini savundu. Kentas’a göre Türkiye’den gelen “iş birliği dış kaynaklı” eleştirileri, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dış politika ve güvenlik stratejisinin evrimini yanlış okuyor.

GÜVENLİK ARAYIŞI VE TARİHSEL ARKA PLAN
1974’ten bu yana adanın bölünmüşlüğü ve güvenlik baskısı altında yaşayan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, varlığını korumak için uzun yıllar diplomasi ve Avrupa Birliği entegrasyonuna dayalı bir çizgi izlediği belirtiliyor. Ancak AB üyeliğinin kurumsal güç kazandırmasına rağmen temel güvenlik sorunlarını çözmediği vurgulanıyor.

BÖLGESEL AÇILIM VE ENERJİ FAKTÖRÜ
2000’li yılların başından itibaren Doğu Akdeniz’de enerji kaynaklarının keşfiyle birlikte Lefkoşa’nın daha aktif ve bölgesel odaklı bir stratejiye yöneldiği ifade ediliyor. Bu çerçevede Mısır, Lübnan ve Suriye ile ilişkiler geliştirilirken, İsrail ile yakınlaşmanın da bu planın bir parçası olduğu kaydediliyor.

İSRAİL İLE İŞ BİRLİĞİ NASIL GELİŞTİ
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin 2010 civarında bozulmasının Kıbrıs için bir fırsat yarattığı, ancak bu yakınlaşmanın fırsatçı değil hesaplanmış bir tercih olduğu belirtiliyor.

SOMUT KAZANIMLAR
Kıbrıs–İsrail iş birliğinin güvenlik ve savunma alanında somut sonuçlar doğurduğu, istihbarat paylaşımının arttığı ve caydırıcılık kapasitesinin güçlendiği ifade ediliyor. Ayrıca bu sürecin, ABD’nin Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunu kısmen kaldırmasına katkı sağladığı vurgulanıyor.

KÖRFEZ VE BÖLGESEL AĞ GENİŞLİYOR
Lefkoşa’nın sadece İsrail ile değil, Körfez ülkeleriyle de ilişkilerini derinleştirdiği; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve Katar ile temasların arttığına dikkat çekiliyor. Bu çok boyutlu dış politika yaklaşımının Kıbrıs’ın bölgesel konumunu güçlendirdiği belirtiliyor.

DİPLOMATİK KREDİ VE YUMUŞAK GÜÇ
Analize göre Kıbrıs, farklı aktörlerle diyalog kurabilen, güvenilir ve istikrarlı bir ortak olarak öne çıkıyor. Bu durumun hem siyasi hem ekonomik alanda etkileri olduğu, özellikle yabancı yatırımcılar ve yerleşik nüfus açısından adanın cazibesini artırdığı ifade ediliyor.

AVRUPA’NIN ARTAN İLGİSİ
Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin de Kıbrıs’ın stratejik önemini daha fazla dikkate almaya başladığı, güvenlik ve savunma alanlarında iş birliği imkanlarının genişlediği belirtiliyor.

“BÜTÜNLÜKLÜ STRATEJİ” VURGUSU
Kentas, tüm bu gelişmelerin rastlantısal değil, bütünlüklü bir büyük stratejinin parçası olduğunu savunarak, Kıbrıs’ın bölgesel dengelerde giderek daha etkin bir aktör haline geldiğini ifade ediyor.

Sonuç olarak analizde, Kıbrıs’ın dış politikada pasif bir aktör olmadığı, aksine kendi ulusal çıkarları doğrultusunda bilinçli ve tutarlı adımlar attığı vurgulanıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz