Ana Sayfa Güncel AÖA önünde ortak açıklama yapıldı: Yasa Tasarısı’nın komiteye çekilmesi için gerekli siyasi...

AÖA önünde ortak açıklama yapıldı: Yasa Tasarısı’nın komiteye çekilmesi için gerekli siyasi baskıyı yapacağız

496
0

KTÖS, KTOEÖS, DAÜ-SEN ve CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Atatürk Öğretmen Akademisi yasa tasarısına karşı akademi önünde açıklama yaptı. CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Yasa Tasarısı’nın komiteye çekilmesi için gerekli siyasi baskıyı yapacağız” dedi.

KTÖS, KTOEÖS ve DAÜ-SEN ile CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Meclis’e sunulan Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) Yasa Tasarısı’na karşı olduklarını belirten sendikalar, ortak mücadele çağrısında bulundu.

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Anayasa Mahkemesini kandıracaklar, verilen kararın etrafından dolanacaklar. UBP ‘ben minareyi çalarım, kılıfını da uydururum’ diyor. Alelacele bir yasa tasarısı hazırladılar. Kapı arkasında Meclis’in alt komitesine ivedilikle sevk ettiler. ‘Ben yaparım olur’ zihniyeti zaten bu ülkeye yapabileceği kadar kötülük yaptı. Üzücüdür ki 1937’den beri bu ülkeye planlı, ilkeli ve onurlu şekilde öğretmen yetiştiren Atatürk Öğretmen Akademisi’ni de buna alet ettiler.

Başta Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Burgul, akademide hukuk işlerini yöneten Mustafa Özbilgehan bu çarpık yasanın yazılmasında başrol oynadılar. Ne zaman sosyal medyada veya siyasette bir pozisyon alacaklar, ahlak ve liyakat dillerinden düşmüyor. Ne zaman gençlerin önünü kapatacak bir yasa tasarısı hazırlanıyor, onun altına imza atılıyor.

Bizler çavuşoğlunun kirli çamaşırlarını yıkayıp makine olmak zorunda değilsiniz. Bu tasarı ile ilgili makine olup kendinizi kullandıracaksanız kamu yararını yok sayacaksınız. Eğer üzerinizde siyasi baskı varsa, yani ‘Çavuşoğlu koltuğunuzu altınızdan alırım’ diyorsa buna da boyun eğmeyin.

6 ay sonra bu ülkede çok şey değişecek. Gerek Meclis gerek mahkeme yoluyla. Siyasi baskıyla hareket ediyorsanız yol yürüyeceğiniz kişi Çavuşoğlu değil.”

AHMET KARAOĞULLARI: GÜCÜMÜZÜN SON DAMLASINA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ

KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları, Meclis gündemine getirilen Atatürk Öğretmen Akademisi (Atatürk Öğretmen Akademisi) Yasa Tasarısı’na ilişkin açıklamalarda bulundu.

Karaoğulları, “Bu memleketi idare etme anlayışında olanlar AÖA’nın nitelikli ve liyakate dayalı yapısını bu yasa ile değiştirme yönünde adım atma anlayışını Meclis gündemine getirdiler” dedi.

Öğretmenin vereceği hizmeti belirleyen unsurun yetişme koşulları ve aldığı çağdaş eğitim olduğunu vurgulayan Karaoğulları, AÖA’nın 90 yıldır okul öncesi öğretmenlerini yetiştiren vazgeçilmez bir kurum olduğunu belirtti.

Geçici öğretmenliğe ilişkin verilen kararın AÖA kararıyla delindiğini savunan Karaoğulları, bunun öğretmenlik mesleğine yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.

Akademinin 90 yıldır nitelik esaslı öğrenci kabulüyle ülkeye hizmet ettiğini söyleyen Karaoğulları, gelinen noktada akademinin içine nitelikten yoksun bir anlayışın enjekte edilmek istendiğini ve bunun güveni zedelediğini kaydetti.

Bu duruma karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Karaoğulları, “Gücümüzün son damlasına kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

SILA USAR İNCİRLİ: GENÇLERİ HEDEFLERİNDEN ŞAŞIRTIYORSUNUZ!

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Atatürk Öğretmen Akademisi (Atatürk Öğretmen Akademisi) önünde yaptığı açıklamada, öğretmenlik mesleğinin çeşitli tehditlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

İncirli, yaşanan sürecin gençlerin birbirine düşürülmesi ve geleceğe dair belirsizlik yaratılması gibi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

AÖA’nın 100 yıla yakın süredir Kıbrıs Türk halkı için öğretmen yetiştiren bir kurum olduğunu belirten İncirli, öğretmenliğin saygın ve kendine özgü bir meslek olduğunu vurguladı.

Toplumun geleceği açısından öğretmenlerin temel bir unsur olduğuna dikkat çeken İncirli, herkesin hayatında öğretmenlerin izinin bulunduğunu ve toplumun gelişiminde öğretmen emeğinin belirleyici olduğunu kaydetti.

Öğretmen eksikliğinin yıllardır bilinen bir kriz olduğunu ifade eden İncirli, son 5-6 yılda bu durumun daha da derinleştiğini söyledi.

AÖA’nın kapasitesinin artırılması yerine geçici öğretmenlerle açığın kapatılmaya çalışıldığını savunan İncirli, kalıcı bir düzenleme yapılmadığını belirtti.

Gelinen noktada öğretmen eksikliğinin gerekçe gösterilerek bir zorunluluk algısı oluşturulduğunu ifade eden İncirli, bunun kasıtlı bir sürecin sonucu olduğunu ileri sürdü.

AÖA öğrencileri ile geçici öğretmenlerin karşı karşıya getirildiğini söyleyen İncirli, yasa tasarısının Meclis’te komiteye geri çekilmesi gerektiğini ifade etti.

Eğitim bilimcilerin ve sendikaların sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten İncirli, eğitim alanında yapılacak düzenlemelerin bilimsel temele dayanması gerektiğini vurguladı.

Sınırsız ve süresiz düzenlemelerin eğitim sistemine zarar vereceğini söyleyen İncirli, “Bu adımlar ülkenin geleceğini olumsuz etkiler” değerlendirmesinde bulundu.

İncirli, sürecin gençleri hedeflerinden uzaklaştırdığını savunarak, “Gençleri hedeflerinden şaşırtıyorsunuz” dedi.

Yasa tasarısının komiteye çekilmesi gerektiğini ifade eden İncirli, bunun için gerekli siyasi baskıyı oluşturacaklarını söyledi.

Komitede tüm tarafların bir araya gelmesiyle aklıselim bir çözüm bulunabileceğini belirten İncirli, sürecin daha geniş katılımla değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

HAKAN ÜREDI: SORUN ÖĞRETMEN YETIŞTIRMEK DEĞIL, PLANLAMA YAPAMAMAKTIR

Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, Atatürk Öğretmen Akademisi Yasa Tasarısı’na ilişkin öğretmen ihtiyacının sistem değişikliğiyle değil, bilimsel ve uzun vadeli planlamayla çözülmesi gerektiğini belirterek, “Sorun öğretmen yetiştirmek değil, planlama yapamamaktır” dedi.

Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, Meclis Alt Komitesi’nde onaylanan ve bugün Meclis gündemine getirilerek tartışmaya açılması beklenen Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik)Yasa Tasarısı’na ilişkin açıklama yaptı.

Üredi, öğretmen eksikliğinin çözümünün öğretmen yetiştirme sistemini değiştirmekten değil, bilimsel ve uzun vadeli planlamadan geçtiğini söyledi.

“İŞSİZ ÖĞRETMEN ÜRETMEK REFORM DEĞİLDİR”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üredi, öğretmen arzı ile ihtiyaç arasındaki dengenin gözetilmesi gerektiğini belirterek, “Eğer ülkenin 10 yılda ihtiyacı 750 öğretmense, 1.500 öğretmen yetiştirmenin adı reform değil, işsiz öğretmen üretmektir” dedi.

Öğretmen yetiştirme politikalarının gerçek ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Üredi, eğitim alanında atılacak adımların veriye dayalı olması gerektiğini ifade etti.

Yeni düzenlemeler yapılmadan önce kapsamlı bir ihtiyaç analizinin şart olduğunu kaydeden Üredi, şu soruların yanıtlanması gerektiğini söyledi:

“Kaç öğretmene ihtiyaç var? Kaç öğretmen emekli olacak? Hangi branşlarda açık bulunuyor? Yeni sistem kaç öğretmen adayı yaratacak ve bunların kaçı atanabilecek? Bu soruların cevabı verilmeden yapılacak düzenlemeler kalıcı çözüm üretmeyecektir.”

“SORUN ARZ EKSİKLİĞİ DEĞİL, PLANLAMA EKSİKLİĞİDİR”

Geçici öğretmen sorununa da değinen Üredi, mevcut sıkıntının öğretmen sayısının yetersizliğinden değil, doğru planlama yapılmamasından kaynaklandığını belirtti.

“Geçici öğretmen sorununu çözmenin yolu, öğretmen yetiştirme sistemini kökten değiştirmek değildir. Sorun arz eksikliği değil, planlama eksikliğidir.”

Üredi, ihtiyaç kadar öğretmen yetiştirilmesi, kontenjanların bilimsel veriler ışığında belirlenmesi ve geçici öğretmenlerin sorunlarının ayrı bir düzenlemeyle ele alınması gerektiğini vurguladı.

Eğitim politikalarının kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli bir vizyonla oluşturulması gerektiğini ifade eden Üredi, “Eğitim politikası günü kurtarma değil, geleceği planlama işidir” dedi.

ÖĞRETMEN SENDİKALARI İLE İSTİŞARE ÇAĞRISI

TEL-SEN olarak Meclis Alt Komitesi’nde onaylanan ve bugün Meclis gündemine getirilmesi beklenen tasarının, öğretmen sendikalarıyla kapsamlı şekilde istişare edilmesi gerektiğini belirten Üredi, öğretmen eksikliği sorununun anayasal ilkeler çerçevesinde bilimsel yöntemlerle çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu.

Üredi, eğitim sisteminin sürdürülebilirliği ve öğretmen istihdamında yaşanan sorunların çözümü için katılımcı, bilimsel ve planlı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz