Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanlığı‘nda yapılan Siyasi Partiler Konseyi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “şu an bir çözüm atmosferi var” demenin fazla iyimser bir tavır olacağını ancak bunu yaratabilmek ve karşılıklı güven oluşturabilmek için insanların günlük hayatını kolaylaştıracak adımları atmayı hedeflediklerini belirtti
Erhürman: Yüzde 3’ün altında oy alan partilerle de görüşeceğiz
Toplantı sonrası basına konuşan Erhürman şunları söyledi;
“Biliyorsunuz seçimden önceki 100 gün açıklamalarında Birlikte Yönetme başlığı altında böyle bir konsey oluşturacağımızı söylemiştik. Genel seçimde yüzde 3’ün üzerine oy almış olan partilerin devlet yardımından yararlanacağına ilişkin bir düzenleme var. Dolayısıyla yüzde 3’lük bir baz var. O nedenle bu alanın üzerinde olan tüm siyasi partilerimizi davet ettik.
Daha önce açıkladığımı bir kez daha söyleyeyim; Bu alanın altında olan siyasi partilerimizle de zaman zaman bir araya gelip onlarla da görüş alışverişinde bulunacağız.



“Ankara ziyareti, Hristodulidis ile görüşme ve diğer konular konuşuldu”
Bugünkü toplantının gündemini 3 başlıkta belirlemiştik. Birincisi kısa bir süre önce gerçekleşen Ankara ziyaretiyle ilgili bilgilendirme. İkincisi Perşembe günü Sayın Hrsitodulidis’le ilk kez bir araya geliyoruz, o toplantıyla ilgili olarak siyasi partilerimizin başkanlarından görüşlerini, değerlendirmelerini almak. Bir de üçüncü başlığı da diğer konular diye belirledik.
Bu toplantılar rutin olarak yapılacak. Özellikle de Kıbrıs sonuyla ilgili gelişmelerin yaşanmasından önce ve gerekli olursa sonra; partilerimizle bir araya gelip hem bilgilendirme hem değerlendirme süreçlerini çalıştıracağız.
Bugün Sayın Ünal Üstel’le ayrıca da görüştük ve biliyorsunuz bir devlet geleneğimizdi daha önceleri. Belli aralıklarla Başbakan-Cumhurbaşkanı buluşur ve değerlendirme yaparlar ülkenin genel gidişatına ilişkin.
Bu geleneği tekrardan başlatma yönünde de bir ortak anlayışa vardık. Sanırım kendisi de açıkladı 15 günde bir olmak kaydıyla bu rutin toplantılar da gerçekleştirilecek.
Son derece yararlı, verimli bir toplantı olduğunu düşünüyorum. Pek çok konuyu değerlendirme, görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakaladık.
“Hristodulidis ile yapılacak toplantı bir ‘tanışma’ niteliğinde”
Hristodulidis ile yapılacak toplantı, bir tanışma toplantısı olarak öngörüldü. Biliyorsunuz benim sayın Hristodulidis ile daha önce böyle bir toplantıda bir araya gelmişliğim yok. Çeşitli resepsiyonlarda ayak üstü bir selamlaşmamız elbette oldu.
Ama karşılıklı değerlendirme yapma şansımız bugüne kadar olamadı. Benim zaten prensip olarak Cumhurbaşkanlığı’nda başka bir arkadaşımız görevdeyken, Rum liderle görüşmem uygun olmazdı.
Ama tabii ki o bir saatlik süre içerisinde ilk görüşleri de paylaşmaya yönelik bir toplantı olacak. O yüzden beklentiyi çok yüksek tutmamak gerekiyor. Bu toplantıdan bir sonuç almak sürpriz olur diye düşünüyorum.
Çünkü ilk pozisyonların karşılıklı olarak ortaya konulacağı bir toplantıdır bu. 5 Aralık tarihinde Sayın Maria Holguin benimle görüşecek. 6 Aralık’ta Sayın Hrsitodulidis ile görüşecek. Dolayısıyla o dönemde biraz daha fazla yol kat etme ihtimali olabilir.
“Bu toplantı ilk görüşlerin ortaya konulacağı bir toplantıdır”
Elbette arada özel temsilcilerin görüşme ihtimali de olabilir, Sayın Holguin’in gelmesinden önce. O nedenle dediğim gibi bu bir tanışma toplantısıdır, ilk toplantıdır, ilk görüşlerin ortaya konulacağı bir toplantıdır.
Benim daha önce de söylediğim gibi bu toplantı ve bundan sonraki ilk toplantılarda en önemli beklentim bir çözüm atmosferi yaratılmasıdır.
Çünkü maalesef şu an itibariyle adada böyle bir çözüm atmosferi ortamında olunduğunu söylemek fazla iyimser bir yaklaşım olur.
“Çözümü konuşacaksanız önce onun bir atmosferinin olması gerekir”
Yani çözümü konuşacaksanız önce onun bir atmosferinin olması gerekir, bir ikliminin olması gerekir. Bunun için de böyle karşılıklı durmadan birbirimize basın üstünden bir şeyler söylediğimiz, bir tür suçlama oyununa girdiğimiz ortamlar çok sağlıklı ortamlar değildir diye düşünürüm.
Dolayısıyla ihtiyaç duyulan sıklıkla bir araya gelip birbirimize söyleyeceğimiz şeyler varsa yüz yüze söylemek ve samimi bir şekilde davranmak, bir şeyleri gizlemeden hareket etmek çok daha olumlu bir ortam yaratır diye düşünüyorum.
Çözüm atmosferini üretmek için de iki halkın da günlük hayatlarını kolaylaştıracak şeyler, çok küçük dokunuşlarla bile gerçekleştirilebilecek şeyler var. Bunlar elbette iki tarafın birbirine güven duymasını, samimiyetin artmasını sağlayacak hamlelerdir.
Dileğimiz ve çabamız bunların gerçekleştirilmesi yönünde olacak ilk etapta. Ama elbette temel hedef Kıbrıs sorununun kapsamlı, adil, kalıcı bir çözüme ulaştırılmasıdır.
Bu hedef değişmiş bir hedef değil. Ama buraya giderken adım adım kademeli, sabırlı, soğukkanlı, hep söylediğim gibi kararlı adımlar atılmasında fayda var” Özgür Haber


























