Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, İran kadınları ve İran halkının; eşitlik, adalet, özgürlük, bağımsızlık iradesinin, dini siyasete alet ederek; baskıyla, tehditle başarılamayacağını, yolsuzlukların, çürümüş düzenin sonsuza kadar var olamayacağını; bir kez daha tüm dünyaya da ispatladığını belirtti
Eylem: Faşist rejimin siyasal İslam politikaları…
Yazılı açıklama yapan Eylem, İran’da 1979 karşı devrimi sonrası demokrasiden uzaklaşan baskıcı, faşist rejimin siyasal İslam politikalarının; zengin yeraltı ve yer üstü kaynaklarına rağmen ülkeyi sıkıntılara, halkı ağır koşullara mahkûm ettiğini vurguladı.
Eylem, “Yıllardır süren kötü ekonomi yönetiminin yani ekonomik çöküşün, hayat pahalılığının, kurumsal yozlaşmanın ve kendini idame ettirmek için halkı cezalandıran çürümüş bir sistemin, siyasi çıkmazların sonucunda halk isyan noktasına gelerek ayaklanmıştır” dedi.
“Sokaklardaki gösteriler, protestolar haklı isyanlara dönüştü”
Eylem şöyle devam etti;
“Yüksek enflasyon, iş gücüne katılım oranının son derece düşük olması, İran para biriminin özellikle son 6 ay içinde değer kaybı, yıllardır süren ABD yaptırımlarının ağırlığı altında ekonominin giderek kötüleşmesi, petrol gelirlerinin hortumlanması, sadece ekonomik değil sosyal baskılar, kısacası emperyalist tahakküm, yerel işbirlikçi yönetim ve sermayenin sürdürdüğü politikalar sonucu halk isyan etmiş, sokaklardaki gösteriler, protestolar haklı isyanlara dönüşmüştür.
Faşist, baskıcı rejimin yarattığı anti demokratik, eşitlik ve adaletten uzak politikalar kadınları daha fazla hedef almaktadır. Bu nedenle İran’da yıllardır süren kadın mücadelesi bugünlerde yaşanmakta olan rejim karşıtı isyanın, protestoların öncülüğünü yapma durumuna gelmiştir.
“Toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadele veriliyor”
1979 devrimi sonrası başörtüsü zorunluluğu, hukuki ayrımcılık ve baskılara karşı kadınlar yıllardır sürdürdüğü eylemlerle toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadele vermektedir.
Zorunlu başörtüsüne karşı kadınlar, saçlarını keserek, başörtülerini yakarak ve kamusal alanda çıkarmak gibi cesur eylemlerle tepki göstermektedir. Kadınlar, Medeni Kanun ve diğer yasalardaki ayrımcılıkların kaldırılması için mücadele etmekte; bu, ‘Bir Milyon İmza Kampanyası’ gibi girişimlerle örgütlenmektedir.
“Kadınlar, baskıcı dini rejime, siyasal islam dayatmalarına karşı güçlü bir direniş gösteriyor”
‘Kadın, Yaşam, Özgürlük’ (Jin, Jiyan, Azadî) sloganıyla başlayan ve Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından öldürülmesiyle tetiklenen protestoların, kadınların özgürlük taleplerini rejime karşı radikal sokak eylemlerine dönüştürmesine neden olmuştur.
Kısacası baskıcı dini rejime, siyasal islam dayatmalarına karşı kadınlar güçlü bir direniş göstermekte bugünlerde yaşanan büyük halk isyanına öncülük etmektedir.
“İranlı kadınları ve İran halkının mücadelesini selamlıyoruz”
İranlı kadınları ve İran halkının mücadelesini selamlıyor, bilimsel, laik eğitim, laik, demokratik toplum yapısının önemini ve gereğini bir kez daha ortaya koyuyoruz.
Eşitlik, adalet, özgürlük, bağımsızlık iradesi, talebi ve mücadelesinin dini siyasete alet ederek aklın özgürleşmesine engel olarak, baskıyla, tehditle başarılamayacağını, işgallerin, tahakkümlerin, rantların, yolsuzlukların, çürümüş düzenin sonsuza kadar var olamayacağını İran kadınları ve İran halkı bir kez daha bizlere de tüm dünyaya da ispatlamıştır”




























