Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, Türkiye’deki AKP iktidarının, yargı, medya ve güvenlik güçleriyle baskı politikalarını sürdürdüğüne, yüzlerce aydını hapse attığına dikkat çekerek, hükümetin getirdiği Ceza Yasası değişikliklerini de “Orada ne varsa burada da olacak” şiarıyla aynı düzenin burada da sağlanması için hazırlandığını vurguladı
Eylem: Bu tasarılar “Orada ne varsa burada da olacak” şiarı gereği atılan adımlardır
Yazılı açıklama yapan Eylem, içeriğinden de anlaşılacağı üzere hükümetin aldığı talimat uyarınca geçtiğimiz günlerde meclise Ceza (Değişiklik) ve Bilişim Suçları (Değişiklik) yasa tasarılarını getirdiğini hatırlattı.
Eylem, “Hedeflenen, toplumun muhalif kesimini susturmak, Anayasa’yla güvence altına alınmış düşünce, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaktır. Kısacası bu tasarılar ‘Orada ne varsa burada da olacak’ şiarını gerçekleştirmek üzere bir adım daha atılması girişimidir. Soyut ve belirsiz ifadelerin yer aldığı tasarılarda ‘yabancı’ devlet yetkilerini eleştirmenin de suç sayılması tasarıların çıkış merkezini işaret etmektedir” dedi.
“Türkiye’de yüzlerce aydın, yazar, gazeteci, sanatçı hapis cezaları almaktadır”
Eylem şöyle devam etti;
“Başta basın emekçileri olmak üzere, tüm muhalif kesimleri, örgütleri, sendikaları ve hatta bireylerin eleştirel paylaşımlarının bu tasarıların yasallaşması durumunda suç unsuru sayılacağı bu durum açıkça özgürlüklere saldırıdır, kabul edilebilir değildir.
Sistematik saldırılara maruz kalan Türkiye’deki ifade özgürlüğü sonucu yüzlerce aydın, yazar, gazeteci, sanatçı hapis cezaları almaktadır.
İfade özgürlüğü kapsamında yapılan haberler veya açıklamalar nedeniyle açılan davalar ve verilen cezalar, yayın yasakları ve sansür, susturma, sindirme, korkutma amacıyla baskıcı, faşist, diktatör rejimin sürdürdüğü politikalardır.
“AKP iktidarı tam olarak bunu yapıyor”
Gerilim yaratmak, gündemi bulandırmak, düşmanlar icat etmek bu politikaları sürdürenlerin, toplumun önüne koyacak bir hedefi kalmayan, verdiği hiçbir vaadi yerine getiremeyen iktidarların sığındığı her zamanki stratejilerdendir.
Bugün Türkiye’de AKP iktidarı, tam olarak bunu yapmakta yargı, medya ve güvenlik güçleriyle baskı politikalarını sürdürmekte, toplumsal barışı zedeleyen birtakım gelişmeler oluşmasına neden olmaktadır.
“Disiplin Tüzüğü de siyasal İslam dayatmasıydı”
Benzer süreç geçtiğimiz dönemde Disiplin Tüzüğü değişikliğiyle kız çocuklarımız üzerinden siyasal İslam dayatmasının, uzun yıllardır sürdürülen toplum mühendisliği çalışmalarının hayata geçirilmesi yönünde ileri bir adım olan çalışmalarında ülkemizde de yaşanmıştır, hala da yaşanmaktadır.
Bu dayatmaya karşı laik eğitim, laik toplum yapımız için mücadele veren öğretmenlerimize, sendikamıza saldırı, tehdit, baskılar yapılmış, yapılmaya devam edilmektedir. Öğretmenlerimizin mücadelesine destek veren kesimlere de saldırılmış, toplumu bölerek çatıştırma, sendikacıları ise düşmanlaştırma çabalarına girişilmiştir.
“Tarikatlarınız, mafyalarınız, tetikçilerinizle yarattığınız düzene direnmeye devam edeceğiz”
Demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden uzak baskıcı faşist tüm dayatmalara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.
Ülkemizde yaratılan statükodan, bataklıktan nemalananlara karşı, özgürlük, eşitlik, adalet için mücadeleye devam edeceğiz.
Susmayacağız, hazırladığınız ve kuklalarınızca hayata geçirilsin talimatı verdiğiniz yasalarınıza, saraylarınıza, örtük ajandalarınıza, tarikat örgütlenmeleriyle, mafyanız, tetikçilerinizle yarattığınız düzende, yağma, talan ettiğiniz ülkemizde var olmak için, çocuklarımız, geleceğimiz için direnmeye devam edeceğiz.
Yasa tasarılarına karşı mücadelede basın emekçilerimizin, Basın-Sen’in yanındayız, mücadelede omuz omuzayız, dayanışma içerisindeyiz.
Özgürlüklerimize saldırılarınıza, elimizden alma girişimlerinize izin vermedik, asla izin vermeyecek, her türlü mücadeleyi sürdüreceğiz”




























