İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu yargılandığı 402 sanıklı İBB davasında ikinci celse bugün saat 16.55’te sona erdi. Celsenin başında İmamoğlu ile hakim arasında ‘oturma düzeni’ tartışması yaşandı. Hakime, “Kimden talimat alıyorsunuz?” diye soran ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından kürsüye gelen İmamoğlu, iddia makamını, “Bana göre şaibelidir, suçludur. Bir gün yargılanacaklar” sözleriyle eleştirdi. Mahkeme başkanı, arife gününe (20 Mart) kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi. Celsede Aykut Erdoğdu ve avukatları savunma yaptı. Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, müvekkilinin beraatini ve tahliyesini talep etti.
Fiili OHAL baskısı altında başlayan 106’sı tutuklu 402 sanıklı İBB davası, ikinci günde savunmalarla devam etti.
Aralarında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu sanıklar dün duruşma salonuna getirilmiş ancak kendilerine söz hakkı verilmemişti.
Bu sabah başlayan ve saat 16.55’te sona eren ikinci celseye de Ekrem İmamoğlu ile hakim arasındaki tartışma damga vurdu. İmamoğlu, savcılığa da sert eleştiriler yöneltti.
ahkeme başkanı, arife gününe (20 Mart) kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, davanın siyasi tarafına vurgu yaptı. Gökçen, “Bu iddiaları düzenleyen savcıların başındaki Akın Gürlek, şimdi hakimlerin başındaki kişi oldu. Yani ilk dakikasından son dakikasına kadar siyasi bir yargılamadan bahsediyoruz” dedi.
DİLEK KAYA İMAMOĞLU’NDAN ‘TRT’DE YAYINLANSIN’ TALEBİ
Davaya verilen arada X hesabından paylaşım yapan Dilek Kaya İmamoğlu, duruşmaların TRT’den yayınlanması yönündeki taleplerini yineledi ve “Kendimize güvenimiz tam. Duruşmalar TRT’de canlı yayınlansın, millet her şeyi kendi gözüyle görsün, süreç açıklıkla yürüsün. Adil ve şeffaf yargılama hepimizin hakkıdır” dedi.
İKİNCİ CELSE SONA ERDİ
Ersöz’ün ardından Ömer Süha Aldan ve Tuba Torun Erdoğdu savunma yaptı. Aykut Erdoğdu’nun hem eşi hem de avukatı olan Tuba Torun Erdoğdu, sürecin kendisi için de zor olduğunu, neredeyse her gün cezaevine gittiğini söyledi ve “Biz bu ülkede adaletin var olduğuna yürekten inanmak istiyoruz” dedi. Torun’un savunmasının ardından ikinci celse sona erdi.
ERDOĞDU İÇİN TAHLİYE TALEBİ
“Sizin cebinizden 1.2 milyon dolar çıksa bunu ne zaman çektiğinizi unutur musunuz? Ben unutmam. Müvekkilim saniyeler içinde Fatih, Beyoğlu ve Üsküdar baz istasyonlarında sinyal vermiş. Saniyeler içinde 3 farklı ilçede bulunmak mümkün mü?” diyen Hüseyin Ersöz, müvekkili Aykut Erdoğdu için tutukluluk incelemesi ile birlikte beraat ve tahliye talep etti.
Aykut Erdoğdu’nun tutuklanmasında itirafçı beyanına itibar edildiğini söyleyen Hüseyin Ersöz, “AİHM yeterli değil’ diyor, heyet bunu göz önüne almalı” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri olarak yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesinin, itirafçı Yıldız’ın beyanlarını yalanladığını hatırlatan Ersöz, “Ertan Yıldız’ın beyanlarına itibar edilemeyeceğini bir başka itirafçı Aziz İhsan Aktaş ortaya koymuştur” dedi. Ertan Yıldız’ın rüşvet iddiasında Mustafa Canlı’nın ismini verdiğini ve kendisi COVID’den öldüğünü hatırlatan Ersöz, Ertan Yıldız’ın ‘doğrulanamayacak iddiaları’ dile getirdiğini söyledi.
AVUKAT ERSÖZ: ARA KARAR DAHA ÖNCE VERİLMELİ
Ara kararın nisan ayından önce verilmesi gerektiğini belirten Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, “Her dava gününde tutukluluk incelenmesi mümkündür. Tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceği, söylediğiniz nisan başındaki ara karara bırakılmamalı. Özellikle savunmalarını tamamlayan sanıklar göze alınarak haftalık tutukluluk incelenmesini talep ediyorum” dedi.
Ersöz, diğer taleplerini ise şöyle sıraladı:
- Aile görüşü de ara karar olarak alınmalı
- Duruşma günleri haricinde açık ve kapalı görüşler yapılmalı
- Basın mensuplarına ayrılan alan yetersiz, önlerinde masa bile yok. Avukatlardan boşalan alana geçirilebilirler.
Daha sonra savunmaya devam eden Ersöz, soruşturma aşamasında gözaltı kararının hukuka aykırı olduğunu ve özgürlük hakkını kısıtladığını söyledi. Arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Avukat Ersöz, “Bu sebepten hukuka aykırı delil sayılır” dedi.
ÖZGÜR ÖZEL SALONA GELDİ
Partisinin bugün Silivri’de Dayanışma Merkezi’nde yaptığı grup toplantısında konuşan Özgür Özel, toplantının bitmesinin ardından tekrar duruşma salonuna geldi.
SAVUNMALAR BAŞLADI
Mahkeme başkanı savunmaların yapılmasını istedi. Savunmasını ilk yapan isim, CHP’li eski milletvekili Aykut Erdoğdu. Kimlik tespitinin ardından savunmasına başlayan Erdoğdu, şunları söyledi:
“10 aydır hücredeyim. İddianame hücrenin yarısını kaplıyor sayın başkan. Bizim savunma hakkımız kısıtlandı. Son bir ay kala haftada iki saat bilgisayar kullanma izni verdiler. Toplam 8 saatte bu iddianameye karşı savunma yapmam bekleniyor. Ertan Yıldız isimli şahıs Fatih Keleş’e para götürdüğümü söylemiş. 4 ‘delil’ ile iddianame hazırlanmış. İçerideki şahıs hapisten kurtulmak için birinin adını veriyor, O çıkıyor ben içeri giriyorum. Bunun adı ‘etkin pişmanlık’. Neresi etkin neresi pişmanlık bunun? İkincisi banka dekontu şirketin bir çalışanı para çekmiş.
Ben nereden bileyim? Üçüncüsü baz kayıtları. Ben para falan taşımadım. Somut delil varsa söyleyin.
‘BU DAVA ‘EKREM İMAMOĞLU’NU SEÇEMEZSİNİZ’ DEMEKTİR’
Benim bir oğlum var 6 ay boyunca polisin yanında beni gösterdiler. Çantayla para taşıdı diye haber yaptılar. Ya bana bir kere delil gösterin. Çanta bile yok ortada. Bu Türkiye cumhuriyetine yakışıyor mu? Herkes vicdanına sorsun ben AKP’nin genel başkan yardımcısı olsam aynı koşullarda tutuklanır mıydım? Herkes basitçe ‘Hayır’ diyor demek ki kanun önünde eşitlik yok. İkinci mesele İmamoğlu’nu gösteriyor. Şu beyefendi cumhurbaşkanı adayı olmasa hiçbirimiz burada olmayacaktık. Bu dava ‘Ekrem İmamoğlu’nu seçemezsiniz’ demektir. Bunu dediğiniz zaman siyasi iradem elimden gidiyor. Benim her şeyimi bu belirliyor. Buraya gelince dönüp eşinize ailemize el sallıyoruz, ‘Burayı miting alanına çevirmeyin’ diyorsunuz. Bizim güvenlik tehdidimiz yok. Türkiye’nin en önemli davasının başındasınız.
Ara kararlarda yüzümüze bile bakmadan tutukluluğa devam kararı veriyorlar. SEGBİS’te bağlanıp hakime hanım diyemeden devam deyip kapatıyorlar. Anlıyorım Cumhurbaşkanı’nın siyasî baskısı var. Ama cumhurbaşkanı adına, CHP adına değil millet adına karar vereceksiniz siz. Bak burada bir sürü masum çocuk var. Bırakın hepsini ben yatayım. 400 kişi buldunuz ben nasıl savunayım kendimi. Öyle bir karar verin ki Efkan Ala, Binali Yıldırım, Özgür Özel, hepsi yargı var desin ya.”
ARA KARAR TARİHİ BELLİ OLDU
İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu “Öneriler dinlenseydi 15 dakika içinde biterdi. Usule ilişkin 10 dakikalık önerileri alalım” dedi. Mahkeme başkanı, Kaboğlu’nun önerisini reddetti. Mahkeme başkanı, arife gününe kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi ve Aykut Erdoğdu’nun savunmasına geçildi.
AVUKATLARLA MAHKEME BAŞKANI ARASINDA TARTIŞMA
Avukatlar usule ilişkin talepte bulunmak için ısrar etti. Mahkeme başkanı, “Dün ısrarla usule ilişkin talepleri sordum. Israrla reddi hakim talebinde bulundunuz. Yetti artık kötü niyet bu” diye yanıt verdi. İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, 2018-19 yıllarında ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla cezaevinde yattıktan sonra Brezilya Devlet Başkanı Lula’ya atıf yaparak “Lula Da Silva gibi Ekrem İmamoğlu da cumhurbaşkanı olacaktır” dedi.
DURUŞMA DEVAM EDİYOR
Sanıklar duruşma salonuna getirildi. Duruşma, yaklaşık 1 saatlik aranın ardından tekrar başladı. Mahkeme başkanı savunmalarla duruşmanın başlayacağını söyledi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin itiraz etti, avukat taleplerinin alınmasını istedi ve usule aykırı işlem yapıldığını belirtti. Mahkeme başkanı “12 yıldır ceza yargılaması yapıyorum, ilk kez böyle şeyler duyuyorum” dedi.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasının ardından duruşmaya ara verildi. Duruşma 13.30’da savunmalarla başlayacak. İlk savunmayı Aykut Erdoğdu yapacak.
İMAMOĞLU: İKTİDARI DEĞİŞTİRECEK PARTİNİN ADAYIYIM
Kürsüdeki konuşmasına devam eden İmamoğlu, şunları kaydetti:
“Ben ilk seçimde bu iktidarı değiştirecek bir partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Kararı siz vereceksiniz ama o karar sizinle gelecek zaten hep sizinle olacak. Ben sizin takdir yetkinizi elinizden zaten alamam. O karar nereye gitseniz sizinle olacak.”
Geçen ay Adalet Bakanı olarak atanan ancak öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Akın Gürlek’i de eleştiren İmamoğlu, “Asrın yolsuzu dedi bize o siyasetçi görünümlü başsavcı. Böyle bir şey olabilir mi? Ne yaşıyoruz biz? Asrın arsızı bu, asrın arsızı” dedi.
“Bu iddianamenin adı iftiranamedir” diyen İmamoğlu, “15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir dahaki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım” ifadelerini kullandı.
“MESELENİN ÖZÜ SİYASİ”
İmamoğlu, şöyle devam etti: “Meselenin özü siyasidir. Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayarak olur demiş. Siyasi bir karardır bu. ‘Başarılı olursan bakan olursun’ denmiştir.”
Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun konuşmasını böldü, “Talebi alalım” dedi.
“BÖYLE LİDERLİK ANLAYIŞI OLMAZ”
İmamoğlu, şunları söyledi:
“Ara verdikten sonra bu asker arkadaşlarımızı bırakın. Burada saygın bir şekilde duralım. Ben askerimizin bu durumda olmasını kabul edemiyorum. Etrafımız ateş topu, yanıyoruz. Savaş tepemizde dönüyor. Bir ejderha var, dünyanın her tarafına ateş topları sallıyor. Bir bakıyorsun Güney Amerika’da, bir bakıyorsun Ortadoğu’da. Biz de onun kuyruğuna tutunuyoruz. Böyle liderlik anlayışı olmaz. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı yurtta sulh cihanda sulh. Mahkemede de sulh.”
Duruşma savcısına eleştirilerde bulunan İmamoğlu, “El kol hareketiyle bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada’da senli benli konuşmalar vardı. Burada da böyle olmasın. Benim de bir yanlışım varsa affola. Diyalog olmadan burası yönetilemez” dedi.
“İNSANLARI TUTUKSUZ YARGILAYIN, SİSTEMİ DERDİ BENİMLE”
İmamoğlu, konuşmasının sonunda ise şu çağrıda bulundu:
“Bakın Ramazan ayındayız, bayram geliyor. Bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanları tutuksuz yargılayın. Anneler, çocuklarıyla buluşsun. Çocuklar, evlerine gitsin. İnsanlar, hasta. Gitsin, tedavilerini yaptırsın, duruşmalara gelsinler. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Bu yaptığınız liste yanlıştır, uygulama yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı sizin takdirinize sunuyorum.”
İMAMOĞLU KÜRSÜYE ÇIKTI
Mahkeme başkanı, savunmalara başlanacağını, kimlik tespitini de savunma sırasına göre yapacaklarını söyledi. Bunun üzerine söz isteyen Ekrem İmamoğlu kürsüye geldi. “İddianamede neredeyse her cümlede ismimi geçirdiniz. Usule karar verecek uygulayacaksınız ama buna karar vermeden bizi dinlemek zorundasınız. Size söz vermeyeceğim demenizin hukuka uygun olmadığını düşünüyorum” dedikten sonra iddia makamını şu sözlerle eleştirdi:
“SÖZÜMÜN DİNLENMESİ HEYETİNİZİ RAHATLATIR”
“Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir, bana göre suçludur. Bunlar bir gün yargılanacak. Toplumun yüzde 70’i bunun siyasi olduğunu düşünürken sizin ‘Ben sizi dinlemeyeceğim’ demeniz davanın meşruiyet sorununu yaratır. Sonuçta yine siz karar vereceksiniz. Benim sözümün dinlenmesi sizin heyetinizi rahatlatır. Uygun görürseniz ben buraya kadar hangi koşullarla süreç buraya geldi onu anlatayım. Ben caminin içinde miting yapanlar gibi değilim 3 bin yılla yargılanıyorum.”
Mahkeme başkanının “Zaten savunma yapacaksınız” sözüne İmamoğlu “Lütfettiniz” diyerek yanıt verdi.



İDDİANAME ÖZETİ OKUNUYOR
Sanık yoklamasının ardından iddianame kabulü salondaki ekranlara yansıtıldı. İddianamenin özeti, duruşma savcısı tarafından sanıkların önünde okunuyor.
SANIK YOKLAMASINA GEÇİLDİ
Oturma düzeni sorunu İmamoğlu’nun talep ettiği şekilde çözüldükten sonra sanık yoklamasına geçildi.
KÜRSÜNÜN YANINDAKİ BARİYER KALDIRILDI
Oturma düzenine yönelik itirazlarına devam eden İmamoğlu, “Bu düzende ben avukatımla nasıl istişare edeceğim, göremiyorum şu an avukatımı” diye sordu. Hakim bunun üzerine kürsünün yanındaki bariyerin kaldırılmasını istedi ve kürsüye giden yol açıldı. Mahkeme başkanı, jandarmanın ön sıraya oturtulmasını istedi.
İMAMOĞLU, OTURMA DÜZENİNE İTİRAZ ETTİ
Ekrem İmamoğlu, oturma düzenine itiraz etti. Mahkeme başkanı “Bu düzene uyacaksın” diye karşılık verdi. “Dün de söz hakkı vermeden konuştunuz. Söz hakkınız gelince konuşun. Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı” diyen hakime İmamoğlu, “Düzeni sağla yerime oturayım” şeklinde yanıt verdi. Hakim, ayaktaki sanıklar oturmaya davet etse de sanıklar ayakta durmaya devam etti.
İmamoğlu hakime dönerek “Yaptıklarınız yüz karası sizin. Kimden talimat alıyorsunuz?” diye sordu.
İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşanan tartışma şu şekilde:
Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, lütfen yerinize oturun. Lütfen yerinize oturun.
İmamoğlu: Koridordan asker kalkacak, ben de burada oturacağım.
Mahkeme başkanı: Lütfen bir yerinize oturun.
İmamoğlu: Hayır, asker kalkacak ben yerime oturacağım.
Mahkeme başkanı: Talep almıyorum şu an. Duruşma düzeni sağlayamadım. Herhangi bir talep almıyorum. Lütfen sanıklar yerlerine otursun. Duruşmanın düzenini mahkeme başkanı belirler. Kanun çok açık. Ben böyle bir düzen belirledim. Burada usule aykırı herhangi bir işlem yok.
Avukatlar: Burada usule aykırı bir işlem var. Lütfen bakın. Dün şiddet gibi hiçbir olay yaşanmadı. Sadece söz tartışması yaşandı.
Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, lütfen yerinize oturun. Sanıklar lütfen yerlerinize oturun. Ben duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerlerini almadan… Bu anlamda kötüyü kullandığımız herhangi bir şey yok avukat bey, yani bu duruşma düzeni bu şekilde belirledik. Yani asker, asker, askerler askerler ben
İmamoğlu: Ağzımıza bakmayacaksınız.
Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, ben sizin ağzınıza savunmanızı yaparken bakacağım. Böyle bir şey yok. Sizle sürekli böyle temasta olma durumum söz konusu değil benim.
İmamoğlu: Hakim Bey, burayı şu şekilde yapmanız yüz karasıdır. Yaptığınız Türk yargısı adına yüz karasıdır.
Mahkeme başkanı: O sizin takdiriniz.
İmamoğlu: Bu arkadaşımız buraya niye oturuyor? Niye oturuyor koridora?
Mahkeme başkanı: Evet.
İmamoğlu: Benden korkmayın. Ben buraya seni korumaya geldim, seni korumaya!
Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, gereksiz polemiklere girmeyin. Beni koruyacağınız bir durum yok. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. Lütfen yerinize oturun. Duruşmanın düzenini sağlayalım. Lütfen oturun yerinize.
İmamoğlu: Neden korkuyorsunuz?
Mahkeme başkanı: Bakın, bu şekilde yargılamaya devam edemem. Duruşma bu şekilde yürümez. Lütfen sanıklar yerine otursun. Bizim yargılamaya niyetimiz var. Sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamıyoruz.
İmamoğlu: Bakın yerimi bile değiştirdiniz, hiç önemli değil. Ama bu askeri koridora koyduğun zaman olmaz. Anlatabiliyor muyum?
İmamoğlu: Ben avukatımla nasıl istişare edeceğim? Bak önümde bu duvar var. Avukatımla nasıl görüşeceğim ben? Bir söyler misiniz? Mesela avukatıma, sayın hakim, ben soracağım, diyeceğim ki bu CMK’da hangi kurala göre. Şu an avukatımı göremiyorum. İşaret eder, bir şey yapar gösterir, söyler, gider, konuşur. Ergenekon’da izledim 15-20 duruşma. Bu asker arkadaş buradan kalkarsa, burayı suretle yönetmenin en güzel keyfini yaşarsınız.
Mahkeme başkanı: Söz hakkı vermeden kürsüye bu şekilde dünkü davranışlarınızla devam etmeyeceğinizi taahhüt ederseniz.
İmamoğlu: Siz kapatın dediniz. Siz bu asker arkadaşları kaldırırsanız suretle başlar.
Mahkeme başkanı: Tamam asker arkadaşlar oturalım. (Komutan, aradaki sandalyeyi kaldır.) Geriye alalım, sandalyeyi geriye alalım.
İMAMOĞLU: AYAĞA KALKIN
İmamoğlu salona, “Herkes ayağa kalksın, ben ayaktayım” diye seslendi. Önceki celsede olduğu gibi kürsüye çıkışların engellenmesine tepki gösteren İmamoğlu, “Korkuyorsunuz dedi. Tutuklu arkadaşlarına dönen İmamoğlu “Ayağa kalkın” diye seslendi. Salondaki herkes ayağa kalktı.
MİLLETVEKİLİ İLE JANDARMA ARASINDA ‘ÇEKİM’ TARTIŞMASI
CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in çekim yapmasına jandarma müdahale etmeye çalıştı. Çiler, “Dava daha başlamadı. Şu an yasak yok, keyf iş yapmayın” diye yanıt verdi. Jandarmanın üstelemesi üzerine Çiler “Dava başlamadı o yüzden çekeceğim, gel al telefonu alabiliyorsan” dedi.
İMAMOĞLU SALONA GETİRİLDİ
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruşma salonuna getirilen son sanıklardan biri oldu. İmamoğlu izleyicileri selamlarken “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları atıldı.
SANIKLAR SALONA GETİRİLDİ
Avukatların ardından sanıklar da duruşma salonuna getirildi. Sanıklar, izleyiciler tarafından bugün de alkışlarla karşılandı. Jandamanın, tutukluların seyirciyi selamlamalarına izin vermemesine avukatlar tepki gösterdi. Jandarmaya rağmen tutuklular ellerini kaldırarak seyircilere selam verdi. Seyirciler ve tutuklu yakınları sırayla tutukluların ismini bağırırken “Sizinle gurur duyuyoruz” sesleri yükseldi. İmamoğlu’nun avukatı ve sanık Mehmet Pehlivan izleyicilere selam verirken jandarma elini indirmeye çalıştı. Özellikle avukatlar, Mehmet Pehlivan’a destek veriyor.
AVUKATLARLA MÜBAŞİR ARASINDA TARTIŞMA
İkinci celse öncesi, mübaşirin avukatlardan kimlik kartı istemesi üzerine CHP’li hukukçu milletvekilleri ve sanık avukatları ile mübaşir arasında tartışma çıktı. Mahkeme heyetinin, avukat sınırlamasını uygulamaya çalıştığı öne sürüldü. Avukatların listeye bakarak alınacağı iddia edildi. Avukatlar, mahkeme salonunun kapılarına vurarak durumu protesto etti.
İlk aşamada avukatların içeri girmesine izin verilmezken tartışmaların ardından avukatlar duruşma salonuna alındı.
İLK CELSEDE NELER YAŞANDI?
Tarihi İBB davasının ilk duruşması dün saat 11.00’de başladı. Gergin geçen duruşma, Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki ‘selamlama’ ve ‘söz alma’ tartışmasıyla başladı. Mahkeme başkanının İmamoğlu’na ‘sen’ diye hitap etmesi izleyicilerin tepkisini çekerken İmamoğlu’nun konuşacak son sanıklardan biri olduğunun açıklanmasınada izleyiciler tepki gösterdi.
Gelen tepkilerin üzerine mahkeme heyeti mahkeme salonundan ayrılırken duruşma, saat 14.00’te seyircili olarak tekrar başladı. İmamoğlu’nun avukatları, mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu. Bu talepler reddedildi.
İMAMOĞLU: SİZİ 4 DEFA YENDİM, 7 DEFA DA YENECEĞİM
İlk celsenin sonlarında Ekrem İmamoğlu ile hakim arasında bir tartışma daha yaşandı. İmamoğlu, hakime “Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz. Sayın Hakim, görevinizi yapacaksanız, on dakika söz hakkı verirsiniz, rahatlarsınız. Sizi uyarıyorum” dedi.
Araya giren savcı İmamoğlu’na “O elini indir” derken İmamoğlu ise “Biraz mertliğiniz varsa o insanları bırakın tek başıma benimle mücadele edin. İnsanları yollayın evine benimle mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim, 7 defa yeneceğim” ifadelerini kullandı. İlk celse bu şekile sona erdi.
İmamoğlu hakkında 2352 yıl hapis talebi
İddianamede, İmamoğlu hakkında; doğrudan işlediği öne sürülen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet (12 kez), suç gelirlerinin aklanması (7 kez), kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)” suçlarıyla birlikte, iddianameye konu toplam 143 eylem kapsamında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Hakkında kamu davası açılan sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu (1’i örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen şüpheli Ekrem İmamoğlu, 6’sı örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün, 92’si ise örgüt üyesi olmak üzere), geri kalanının ise “örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen” konumunda olduğu iddia ediliyor




























