Ana Sayfa Politika Nazlı: “Emekçinin cebine el atmadan önce teşvik ve muafiyetler kaldırılsın”

Nazlı: “Emekçinin cebine el atmadan önce teşvik ve muafiyetler kaldırılsın”

3
0

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, hayat pahalılığı krizine ilişkin konuşarak, tasarrufun emekçi üzerinden değil teşvikler, muafiyetler ve büyük sermaye ayrıcalıkları üzerinden sağlanması gerektiğini söyledi.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kıbrıs Postası’nda Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtladı. Nazlı, özellikle hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulmasını öngören yasa tasarısı ile başlayan ve günlerdir süren kriz hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“EMEKÇİNİN CEBİNE EL ATMADAN ÖNCE YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR”
Nazlı, hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulmasının ekonomik tasarruf gerekçesiyle hazırlandığını anımsatarak, “Emekçinin cebine el atmadan önce yapılacak birçok adım var. Bunlardan birincisi özel üniversitelerde ve okullarda teşvik ve muafiyetlerin kaldırılması, büyük otellere sağlanan imtiyazların kaldırılması ve vergilendirilmesi, AKSA ile ilgili sözleşmenin feshedilmesi ve Kalecik Santrali’nin kamulaştırılması, sosyal sigorta primlerinin gerçek maaş üzerinden yatırılması” dedi.

“BÜTÇE MAAŞLARA DEĞİL, TEŞVİK VE MUAFİYETLERE GİDİYOR”
Kamu bütçesinin büyük kısmının maaşlara gittiği yönündeki söylemin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Nazlı, teşvik ve muafiyetlerin bütçede önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Bu kalemlerin ortadan kaldırılması durumunda kamu maliyesinde ciddi bir artış sağlanabileceğini dile getiren Nazlı, bu politikaların uygulanmamasının bir tercih olduğunu söyledi.

Nazlı, sosyal sigorta primlerinin gerçek maaş üzerinden yatırılmamasının hem çalışanların geleceğini hem de kamu maliyesini olumsuz etkilediğini de kaydetti.

“KAMU BİLEREK ZAYIFLATILIYOR”
Neoliberal politikalarla kamusal yapıların zayıflatıldığını ifade eden Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun kamucu politikaları savunduğunu belirtti. Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesinin insanca yaşam için zorunlu olduğunu dile getiren Nazlı, hayat pahalılığı ödeneğinin yalnızca kamu çalışanlarını değil, doğrudan asgari ücretlileri de etkilediğini söyledi.

Nazlı, asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi ve hayat pahalılığı oranında artırılması gerektiğini ifade etti.

“ULTRA ZENGİNLERDEN SERVET VERGİSİ ALINMALI”
Nazlı, kamuya yeni gelir yaratma noktasında servet vergisinin önemli bir seçenek olduğunu belirterek, “Ultra zenginlerden servet vergisi alınmalı ve elde edilecek kaynak kamusal ihtiyaçlar için kullanılmalı” dedi.

Servet vergisinin birçok ülkede uygulanmaya başlandığını belirten Nazlı, bunun “radikal değil, uygulanabilir bir politika” olduğunu söyledi.

“GERÇEK DEĞİŞİM ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYLE MÜMKÜN”
Nazlı, Meclis önünde gerçekleşen eylemlerin hayat pahalılığı meselesini aşan bir noktaya geldiğini belirterek, toplumda biriken öfkenin yolsuzluklar, usulsüzlükler ve kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasına karşı geliştiğini ifade etti.

“Bu mesele hükümet değişikliğiyle çözülecek bir mesele değil. Gerçek değişim ancak örgütlü toplumsal mücadeleyle mümkün” diyen Nazlı, halkı örgütlü mücadeleye çağırdı.

Nazlı, programın devamında rejim partilerine yönelik eleştirilerini sürdürerek, “Gerçek iktidar büyük sermaye sahipleridir” dedi.

“ERKEN SEÇİM ÇAĞRILARI YETERSİZ”
Toplumda ciddi bir hareketlilik olduğunu belirten Nazlı, bu enerjinin doğru yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sendikaların önemli bir rol oynadığını ancak siyasetin bıraktığı boşluğu tek başına dolduramayacağını ifade eden Nazlı, “Rejim muhalefetinin ufku erken seçimle sınırlı” dedi.

Nazlı, “Toplumun özne olması gerek” diyerek erken seçim çağrılarının tek başına çözüm olmadığını ve toplumsal mücadelenin bir hedefe yönelmesi gerektiğini vurguladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz