GÜVENİLİR AVUKAT
Seçimle birlikte Kıbrıs’ta yeni AKP dönemi başladı.
Eskisinden daha “parlak” olacağa benziyor.
“Bu seçimi kazanmalıyız” diyen Tayyip Erdoğan kazandı…
Ersin Tatar’dan daha güvenilir, daha donanımlı ve halkın da gönlünde taht kuran bir avukata ihtiyacı vardı…
İşte onu buldu…
Kurulan strateji çok başarılı oldu…
Herkesi yanılttı…
Tatar’ı destekler göründü, ama desteklemedi.
Erdoğan Türkiye’de olduğu gibi artık Kıbrıs’ta da sevilmediğini ve hatta kendisinden nefret edildiğini bimez miydi?
Destekler göründüğü adaya sırf kendisine tepkiden dolayı pek çok kişinin oy vermeyeceğinin farkındaydı…
Erdoğan’ın desteği Tatar’ın aleyhine oldu.
Zaten Tatar’ın seçim kampanyası için gönderdiği şarkıcı, futbolcu ve kimse tarafından sevilmeyen politikacılarda da iş yoktu…
Tatar’a son gece darbesini de örümcek kafalı cübbeli Ahmet Hoca vurdu…
TC’li ağırlıklı seçmenler Erdoğan’a sırtını dödü…
Tüm bunlar Tufan Erhürman’ın oylarını katladıkça katladı…
Türkiye’deki muhalefet hiçbir şeyin farkına varmadı…
Ve zannetti ki AKP Kıbrıs’ta kaybetti…
Hala da uyanmadılar ve öyle zannediyorlar…
Kıbrıs’taki seçim zaferini kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar…
Oysa atı alan Beşparmakları çoktan geçti…
***
Tufan Erhürman’ın parlak zaferi Tayyip Erdoğan’a çok şey kazandırdı…
Güvenilir avukat…
Halk ona dört elle ve umutla sarıldı…
Yanlış yapsa da yanlışlarına göz yummaya hazır…
Muhalefetin sesi bu aşamadan sonra daha da kısılacak…
Tatar Rum tarafını suçladığında onu haklı bulmayanlar, aynı şeyi şimdi Tufan yapınca onu haklı bulacaklar…
Korkarım ki milliyetçilik tırmanacak…
Rum tarafını suçlarken Tatar’ı inandırıcı bulmayanlar, Erhürman suçlayınca onu inandırıcı bulacaklar…
Hem Türkiye’ye karşı çıkan sesler cılızlaşacak, hem de Rum tarafına karşı yükselen sesler artacak…
***
Külliye’de Tatar’dan görevi devralırken yaptığı konuşmayı iyi okuyun…
Müzakere masasının kurulması için şartları var…
O şartları Rum tarafı kabul etmezse müzakere masası kurulmayacak…
Ya ne olacak?
“Görüşme” olacak yalnız…
Tıpkı Tatar’da olduğu gibi “gayrı resmi”..
Ama bu kez kimsenin itirazı olmayacak buna..
Kapsamlı çözüm için değil, teferruat için görüşme…
Karma evliliklerden doğan çocuklar…
Seyahat serbestisi…
Turizm..
Yeni kapılar…
Yeşil Hat Tüzüğü…
Hidrokarbonlar vesaire…
Tufan Erhürman’a göre Türk tarafı her zaman çözüm istemiş, Rum tarafı ise hep bundan kaçmış…
Ben bu anlayışla müzakere masasının kurulabileceğine inanmıyorum…
Erhürman da tıpkı Tatar gibi fetihçi bir zihniyetle hareket ediyor…
74’te kazanan fetihçi taraf ile kaybeden taraf arasında görüyor müzakereleri…
Silah zoruyla yaratılan olguları kendine rehber ediniyor…
51 yıl önce yurdunun yarısını kaybeden Kıbrıslırumları değil de, yalnız Kıbrıslıtürkleri mağdur görüyor…
Bunun için rahatlıkla “Baf da benim, Leymosun da benim” diyebiliyor ama
kuzeydeki toprağını görmeye geldikleri için tutuklanan ve aylardır yargılanan Kıbrıslırumlardan hiç bahsetmiyor…
Hep tek yanlı bir hak arayışında…
Güven yaratıcı önlemlerden söz ederken Maraş’ın lafını bile etmiyor…
Ağzından hiç Maraş çıkmıyor…
Barış dilini kullanmıyor…
Konuşmasında bir barış mesajı bile uçurmadı karşı tarafa..
Cebinde bir Kıbrıs pasaportu taşıdığı halde hala Güney Kıbrıs Rum Yönetimi diyor…
Zafer sarhoşluğu içindeki taraftarları bunları hep mazur görüyor..
Başkalarına, “Madem Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımıyorsun, o halde pasaportunu iade et” diyenler Tufan”a söylemeyecekler bunu hiçbir zaman..
***
Gerçi bunları konuşup tartışıyoruz ama doğrusunu isterseniz su dövüyoruz havanda…
Eğer çok yakın bir gelecekte dış güçlerin Kıbrıs’la ilgili kurguladığı bir şey varsa, bu kurguyu yaparlarken burada bizi çok dikkate alırlar mı sanırsınız?
O senaryolarda buradaki liderin kim olduğuna mı bakarlar?
Rahat olun yine de…
Tatar gitti…
Tadını çıkarın…
Şener LEVENT
Ekim 25/ 2025
Avrupa





























