Annan planına hayır diyen Kıbrıslırumlar “tembel” ve “ahmak”mış!
Evet diyen Kıbrıslıtürkler ise “hain” ve “zekadan yoksun” imiş!
Kim demiş?
Türkiye’nin 78 yaşındaki popüler tarih profesörü İlber Ortaylı…
Düşündüğü her şeyi rahatça söyleyen bir adam…
Çok iyi Rusça biliyor ve başta Tolstoy ve Dostoyevski olmak üzere Rus edebiyatına da hayran…
Toplumumuzla ilgili sözleri çok kızdırdı herkesi…
Ağır bir hakarete uğramanın öfkesiyle herkes sosyal medyada topa tuttu onu…
Ne yani, o plana evet diyen %65’lik kesim hain ve geri zekalı olabilir mi?
Bu kadar çok hain ve geri zekalı mı var aramızda?
Konferansta sarfettiği bu sözlerden sonra orada bulunan bir gazeteci dostumuz ayağa kalkıp itiraz etti.
-Biz Türkiye ile birlikte evet dedik, dedi…
İlber Ortaylı akıl edemedi anlaşılan…
O arkadaşımıza o da sorabilirdi mesela:
-Yani Türkiye hayır dese siz de mi hayır diyecektiniz?
Sormadı…
Bu hakarete içerleyenler Kıbrıslırumlara da “tembel” ve “ahmak” yakıştırmasına içerlemediler…
Anlaşılan onu normal karşıladılar…
Yalnız kendilerine dokunana baktılar…
Bu hakarete karşı sağımız solumuz birleşti…
Ersin Tatar bile,
-Ortaylı’nın sözleri gereksiz, maksadını aşan ve hatalı, dedi…
Hem de profesör tarafından övülerek göklere çıkarıldığı halde…
Rauf Denktaş’a hayran olan Ortaylı, Tatar için, “Denktaş’ın çizgisini devam ettirebilecek bugünkü tek lider Tatar’dır” dedi…
***
Profesör hepimize, yani tüm Kıbrıslılara eşeklik basıp gitti…
Ne Türk bıraktı, ne Rum…
Herkes geri zekalı…
İster sağ olsun, ister sol, Türkiye’deki entellerin bizi öyle gördüklerini siz yeni mi farkettiniz?
Demedikleri mi kaldı bize?
Tembel…
Asalak…
Besleme…
Nankör…
Kıbrıs Türkiye’de hastalıklı bir konu…
En güvendiğimiz aydınlar, sanatçılar, gazeteciler ve akademisyenler bile Kıbrıs dendi mi hayal kırıklığına uğratırlar sizi…
Hepsi de bizi “kurtarılmış” zavallı bir topluluk olarak görür…
-Kıbrıs’ta zafer kazandık, der…
İçimizden Türkiye’ye laf edene nankörlük basar.
Kıbrıs’ı bilmezler…
Zahmet edip öğrenmezler de…
Kıbrıs tarihi hakkında sağlıklı bilgisi olana çok az rastlanır aralarında…
Bunun için işimiz çok zor…
Ama bize sövseler de, bizi dövseler de, bize “Rumcu” deseler de, onlara sapına kadar Türk olduğunu ve Türkiye sevgisini ispat etmeye çalışan çok naif kimseler var aramızda…
Evet bu halimizle zavallıyız…
Kendi onurunu ayaklar altına alanlara başkası da saygı duymaz…
Başımızdan gelip geçenler hep Ankara’daki iktidarların şamar oğlanı oldular…
İlber Ortaylı,
-Siz burada Ankara’daki gerici ve yobaz bir iktidarın körü körüne peşinden sürüklendiğiniz için aptalsınız, dese…
Size hakaret etti diye yine ona kızar mıydınız?
-Rum mallarına sahte koçan vermekle eşeklik ettiniz, dese…
-Size, sizin nüfusunuzu beş on kat katlayan nüfus göndermesine göz yumduğunuz için yurdunuza ihanet ettiniz, dese…
Yine öfkelenir miydiniz ona?
***
İlber Ortaylı solcu değil…
Ama solcuları da görmedik mi?
80’li yıllarda Denktaş-Özker Özgür davası vardı…
Denktaş “Baba” yazısından dolayı Özgür’ü dava etmişti…
“Baba” demiş…
Yani mafya lideri…
Keşke o mahkemede Özker Özgür, “Ben onu demek istemedim” diye savunma yapmasaydı…
Keşke,
-Evet be, mafya liderisin, deseydi…
Her neyse…
Türkiye’den kendini savunmak için tanık olarak bir de solcu yazar getirmişti Özker Hoca…
Oktay Akbal…
Adam burada öyle bir demeç verdi ki, hepimizin ağzı açık kaldı…
-Denktaş Kıbrıs’ın Atatürk’üdür, dedi…
***
Keşke gazeteci dostumuz profesöre,
-Haklısınız hocam, aptalız… Gerizekalı Tayyip Erdoğan’ın peşine takılıp evet dedik. Yoksa biz hayır diyecektik, deseydi…


Şener LEVENT
Haziran 14/ 2025
Avrupa




























