Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS); her 3 ayda bir düzenli olarak gerçekleştirdiği anketin son çalışmanın ikinci bölümü yayımlandı. Buna göre; Kıbrıs sorununda çözüm isteyenlerin oranı yüzde 72, federasyon isteyenlerin oranı ise; yüzde 78.5. “Kıbrıslırumlarla yeniden yaşayabilirim” diyenlerin oranı da yüzde 51.72
(Bu çalışma Mart 2026 döneminde 500 kişi ile yüz yüze anket şeklinde yürütülmüş olup CMIRS’ün her 3 ayda bir düzenli olarak gerçekleştirdiği çalışmanın devamıdır. CMIRS olarak her üç ayda bir düzenli olarak Kıbrıslı Türklerin siyasi güven, sosyal güven, bireysel özgüven ve mutluluk algısını ölçmekte ve bu oranların zaman içerisinde birbiriyle ilişkisi yanında yaşadığımız gelişmelerden ne şekilde etkilendiğini de gözlemlemekteyiz)
Yücel: Kıbrıslıtürklerin çözüm ihtiyacı canlılığını koruyor
CMIRS Direktörü Mine Yücel, çalışmanın bu bölümüyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı;
“Çalışmanın bu bölümündeki bulgular, Kıbrıslıtürklerin çözüm ihtiyacının canlılığını koruduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Çoğunluk bir anlaşma istemekte, mevcut durumu sürdürülebilir görmemekte ve özellikle federasyon başta olmak üzere çeşitli çözüm çerçevelerine belirli ölçülerde açık görünmektedir.
Buna karşılık kamuoyu, çözümsüzlüğün uzamasını yalnızca diplomatik tıkanma olarak değil; izolasyonların artması, ekonomik gelişmenin yavaşlaması, uluslararası alanda sıkışma ve jeopolitik gerilimlerin yükselmesi gibi çok boyutlu risklerle birlikte değerlendirmektedir.
Buna ek olarak Kıbrıs sorunun çözümü ülke içerisinde yaşanan yönetim krizinden bir çıkış olarak da değerlendirilmektedir.
Yine bu bölümde ölçülen kaygı verilerinin en çarpıcı yönü ise, neredeyse bütün başlıklarda çok yüksek oranlara ulaşılmasıdır. En yüksek kaygı alanı yüzde 92.72 ile gelecekte artabilecek izolasyonlar ve kısıtlamalardır.
Bu bulgu, çözüm talebinin arka planında yalnızca ideolojik bir tercih değil, doğrudan gündelik yaşamı, hareketliliği ve gelecek ufkunu etkileyen dışlanma korkusunun bulunduğunu göstermektedir.
Belirsizliği kaygı verici bulanların oranının yüzde 90.89, ekonomik gelişmenin yavaşlamasını kaygı verici bulanların oranının yüzde 89.88 ve müzakerelerin durması veya sonuçsuz kalmasını kaygı verici bulanların oranının yüzde 86.64 olması, toplumun çözümsüzlüğü soyut bir diplomatik mesele olarak değil, doğrudan refah ve gelecek meselesi olarak okuduğunu göstermektedir.
Uluslararası aktörlerin tutumlarına ilişkin kaygının yüzde 83.59, Rum tarafının enerji ve güvenlik anlaşmalarına ilişkin kaygının yüzde 80.37, yeniden gerginlik ve çatışma ihtimaline ilişkin kaygının yüzde 79.76 olması ise Kıbrıs sorununun yalnızca ada içi ilişkiler üzerinden değil, daha geniş bir jeopolitik bağlam içinde algılandığını ortaya koymaktadır.
Türkiye’nin kuzey üzerindeki artan etkisinden kaygı duyanların oranının yüzde 74.44 olması, kendi kendini yönetme kapasitesi, siyasal özerklik ve kimliksel varoluş gibi konuların toplum nezdinde önemini koruduğunu göstermektedir. Bu bulgu, özellikle son yıllarda artan bağımlılık tartışmaları açısından stratejik önemdedir.
Sonuçlar
Kıbrıs Sorunu | Yüzde 72 Anlaşma istiyor
Ankete katılanların yüzde 72.01’i Kıbrıs sorununun çözümü için bir anlaşma olmasını istediğini belirtmiştir.



Yüzde 60.65: Mevcut durum kabul edilemez
Çözümle ilgili detaylı sorulara bakıldığı zaman ise mevcut durumun devamını kabul edilmez bulanların oranı yüzde 60.65 olmuştur.



Yüzde 51.72: Kıbrıslırumlarla yeniden yaşayabilirim
Kıbrıslırumlarla yeniden birlikte yaşamayı kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 51.72 olmuştur.



Yüzde 78.5: Federasyon istiyorum
İki toplumlu, iki kesimli siyasi eşitliğe dayalı federasyonu kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 78.5’’tir.



Olası bir konfederal çözümü kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 65.31’dir.



Buna karşılık üniter bir devlet yapısı içerisinde olası bir çözüm modelini kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 29.41 olmuştur.



Kıbrıs sorunuyla ilgili kaygılar
Ankete katılanların yüzde 90.89’u Kıbrıs sorunundaki belirsizliği kaygı verici bulmaktadır.



Benzer bir şekilde ankete katılanların yüzde 86.64’ü Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin durması veya sonuçsuz kalmasını kaygı verici buluğunu belirtmiştir.



Ankete katılanların yüzde 74.44’ü Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyi üzerinde artan etkisinden kaygı duyduğunu belirtmiştir.



Ankete katılanların yüzde 83.59’u uluslararası aktörlerin tutumlarını kaygı verici bulduğunu belirtmiştir.



Olası bir federal çözümü kaygı verici bulduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 64.17’dir.



Ankete katılanların yüzde 56.48’inin 2 devletli çözümü kaygı verici bulması da oldukça dikkat çekicidir.



Mevcut durumun uzun yillar değişmeden devam etmesini kaygı verici bulanların oranı ise yüzde 80.76 olmuştur.



Gelecekte artabilecek izolasyonlar ve kısıtlamaları laygı verici bulanların oranı ise yüzde 92.72’dir.



Ankete katılanların yüzde 89.88’i Kıbrıs sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlatması kaygısını taşımaktadır.



Adada yeniden bir gerginlik ve çatışma ihtimalini kaygı verici bulduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 79.76 olmuştur.



Doğu Akdeniz’deki enerji ve askeri gelişmeleri kaygı verici bulanların oranı ise yüzde 74.70 olmuştur.



Kıbrıs Rum kesiminin son dönemde yaptığı enerji ve güvenlik anlaşmaları ise yüzde 80.37 oranında bir kesim için kaygı vericidir.































