Ana Sayfa Politika Bir tepki de Ahmet Türk’ten: ‘Leyla Zana’ya yapılan hepimize hakarettir, ırkçılıktır’

Bir tepki de Ahmet Türk’ten: ‘Leyla Zana’ya yapılan hepimize hakarettir, ırkçılıktır’

25
0

Bursaspor taraftarlarının Leyla Zana’ya küfürlü tezahüratına bir tepki de Ahmet Türk’ten geldi. Ahmet Türk, ‘Zana gibi bizim için önemli bir isme karşı bu şekilde hakaret edilmesi aslında hepimize bir hakarettir’ dedi ve kınadı. Bölge baroları ise ortak açıklama ile yaptırım çağrısı yaptı.

RADİKAL – Bursaspor’un bir grup taraftarı önceki gün Somaspor’la oynadıkları maçta Kürt siyasetinin sembol isimlerinden Leyla Zana’yı hedef alan cinsiyetçi ve küfürlü tezahüratlarda bulundu.

Zana’yı hedef alan bu olay sonrası birçok sosyal medya kullanıcı ve siyasetçiden tepki geldi.

Konya dair Kürtçe yayın yapan Ajansa Welat’a konuşan siyasetçi Ahmet Türk, ‘Bugün Leyla Zana gibi bizim için böyle önemli bir isme karşı bu şekilde hakaret edilmesi aslında hepimize bir hakarettir’ ifadelerini kullandı.

Ahmet Türk şunları kaydetti:

“Bu hepimize yapılan hakaret ve tehdittir. Kürtlere yapılan hakaret ve tehdittir. Irkçılığın bir ifadesidir. Irkçılığın dışa vuruluşudur. Irkçılığın göstergesidir. Biz Kürtler, hiçbir zaman başka bir halka, böyle kin, nefret söylemleri içinde olmadık. Ama bugün Leyla Zana gibi bizim için böyle önemli bir isme karşı bu şekilde hakaret edilmesi aslında hepimize bir hakarettir. Onları kınıyorum. Spor faklı bir alandır. Spor insanların birbiriyle kurduğu dostluk, birbirileriyle kurduğu diyalog ve insani ilişkidir. Ama spor alanının bu şekilde kullanılması gerçekten üzücüdür.”

BÖLGE BAROLARINDAN YAPTIRIM ÇAĞRISI

Öte yandan Zana’ya küfür ve hakaret tezahüratına ilişkin Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Iğdrı, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van baroları yazılı açıklama yaptı.

Leyla Zana’yı hedef alan aşağılayıcı ve ayrımcı ifadelerin, spor alanlarında asla kabul edilemeyecek nitelikte olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Bu ifadelerin anlık bir taraftar tepkisi ya da sıradan bir tezahürat olarak görülmesi mümkün değildir” denildi.

Açıklamada, söz konusu söylemlerin; kadınların ve Kürtlerin kamusal alandaki varlığını, siyasal temsiliyetini ve eşit yurttaşlık haklarını hedef alan ayrımcı bir anlayışın dışavurumu olduğu belirtildi.

Açıklamada, kadınlara ve Kürtlere yönelik bu dışlayıcı ve aşağılayıcı dilin, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı gibi, hukuk devleti ilkesini de açıkça ihlal ettiği ifade edildi.

Nefret söyleminin cezasız bırakılmasının ayrımcılığı normalleştirdiğine ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğine dikkat çekilen açıklamada, “6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun; hakaret içeren tezahüratları, toplu halde gerçekleştirilen küfür ve aşağılamayı, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan ifadeleri açık biçimde yasaklamış ve yaptırıma bağlamıştır. Bu kapsamda; maç yayın kayıtları, kamera görüntüleri ve federasyon raporları ivedilikle incelenmeli, nefret söyleminde bulunan sorumlular tespit edilmeli, 6222 sayılı Kanun’un öngördüğü cezai ve idari yaptırımlar gecikmeksizin uygulanmalıdır. Ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu’nun, kendi disiplin mevzuatı çerçevesinde harekete geçerek, bu tür eylemler karşısında etkili, caydırıcı ve şeffaf yaptırımlar uygulaması zorunludur. Spor alanlarında nefret söylemine karşı sıfır tolerans ancak kararlı denetim ve disiplin uygulamalarıyla sağlanabilir” ifadelerine yer verildi. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz