Hasgüler: Sağlı sollu havuz medyası, sekiz adaylı cumhurbaşkanlığı yarışını daha iki adaya indirdi
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mehmet Hasgüler, BRT 1’de yayınlanacak olan iki Cumhurbaşkanı adaylı tartışma programını Yüksek Seçim Kurulu‘na (YSK) taşıdı. YSK, tüm adayların davet edilmesine karar verdi
Sosyal medya hesabını yazılı açıklama yapan Hasgüler, itirazlarını değerlendiren Yüksek Seçim Kurulu’nun, “BRT’nin yalnızca iki cumhurbaşkanı adayı arasında tartışma programı yapamayacağına karar verdi”ğini aktardı.
Hasgüler, “Bayrak Radyo Televizyon Kurumunun, 17 Ekim 2025 tarihinde BRT 1’de gerçekleştirilecek programa tüm adayların birlikte davet edilmesine” karar verdiğini ifade etti.
Bir önceki açıklamasında Hasgüler şunları söyledi:
“Sağlı sollu havuz medyası, sekiz adaylı cumhurbaşkanlığı yarışını daha en baştan iki adaya indirdi”
“Sağlı sollu havuz medyası, sekiz adayın katıldığı cumhurbaşkanlığı yarışını daha en baştan iki adaya indirdi. Seçime günler kala devlet televizyonu BRT de bu akıma kapıldı. Sekiz adaydan yalnızca ikisinin katılacağı bir açık oturum planladı.
Son olarak üniversiteler de bu tabloya eklendi. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde örgütlü DAÜ-SEN, Tatar ve Erhürman’ı tartışmaya çağırmış. Tatar gelmeyince de Erhürman’ı tek başına ağırlamışlar. Yani ‘eşitlik’, ‘çoğulculuk’ ve ‘akademik tarafsızlık’ diyen sendika, yarışta taraf olmuş.
“Erhürman sendika eliyle DAÜ’de şov yaparken, Tatar da boş durmuyor”
Erhürman sendika eliyle DAÜ’de şov yaparken, Tatar da boş durmuyor ve kendine yakın bir özel üniversitenin etkinliğine katılıp propaganda yapıyor. İki ayrı sahne, aynı zihniyet: Kapalı devre demokrasi.
Bugün geldiğimiz noktada, medya, üniversiteler ve sendikalar -evet, sendikalar bile- aynı patronaj ağının birer parçasına dönüşmüş durumda. Gerçek ‘çok seslilik’ ise, bu ağın dışında kalanlara mikrofon bile uzatılmadığı için boğuluyor.
Demokrasi, yalnızca seçim günü sandığa gitmek değildir. Aynı zamanda eşit söz hakkı, eşit görünürlük, eşit fırsat demektir. Bugün ülkemizde bu ilkelerin hiçbiri kalmamıştır. Kıbrıs Türk halkı, kendi iradesini geri almadıkça bu tablo değişmeyecek”



































